11. Suç Duyurusu, 11. Takipsizlik

11_suc_duyurusu_11_takipsizlik_h288.jpg

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın boşandığı ilk eşinden olma oğlu Mehmet Tatlıcı, rahmetlinin ikinci eşi Nurten ve ondan olma oğlu Uğur Tatlıcı’yı yıldırmak ve kendi şartları ile masaya oturtmak için her türlü yola başvurmaya devam ediyor.

Rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın 2009 yılının Şubat ayındaki vefatından 3 hafta önce avukatlarına miras davalarının takibi ile ilgili vekalet verdiği için kamuoyunun tepkisini toplayan Mehmet Tatlıcı‘ya bir kötü haber daha geldi.

Bugüne dek Nurten ve Uğur Tatlıcı aleyhine Mehmet Tatlıcı’nın yaptığı doğrudan ve dolaylı 10 asılsız suç duyurusunun da miras husumetinden kaynaklandığını anlayan savcılıklar, Nurten Tatlıcı, Uğur Tatlıcı ve mirasla hiç alakası olmadığı halde sadece Nurten ve Uğur Tatlıcı’nın yanında bulunan bazı çalışanları ile Nurten ve Uğur Tatlıcı lehine bu suç duyurularından takipsizlik kararı vermişlerdi.
Bunun üzerine taktik değiştiren Mehmet Tatlıcı sahneden çekilmiş ve daha önceki bir asılsız suç duyurusunda avukatını tahsis ettiği ve ifade vermeye bile aynı zamanda gittiği Hüseyin Katırcı’yı kullanma kararı almıştı.
Mehmet Tatlıcı’nın avukatı ile beraber aynı dönemde aynı tanınmış aileyi savunmuştu
Hüseyin Katırcı, 4 Haziran 2013 günü Haliç Polis Merkez Amirliğine başvurarak, tanınmış bir ailenin avukatı olan ve bir duruşma çıkışında bir başka avukata hakaret etmekten 1 yıl hapis cezasına çarptırılan, fakat Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kapsamında cezası ertelenen avukat Hakan Bakırcıoğlu vekaleti ile suç duyurusunda bulunmuştu.
Mehmet Tatlıcı’nın avukatı Bahri Bayram Belen‘in de aynı dönemde aynı tanınmış ailenin avukatlığını yapmış olmasını, okurlarımızın dikkatini çekmek istediğimiz bir başka “tesadüf” olarak görüyoruz.
Dizilerdeki cinayet sahnelerinin çekildiği Metrobüs durağını seçtiler
Hüseyin Katırcı bununla yetinmedi ve olaydan 8 gün sonra 12 Haziran 2012 tarihinde bu sefer Istanbul Cumhuriyet Başsavcılığına giderek, el yazısı ile bir şikayet dilekçesi yazdı.
Şikayet dilekçesinde, Uğur ve Nurten Tatlıcı ile bir husumeti bulunduğunu (!) kendisini daha önce de darp ettirdiklerini (!), tehdit ettiklerini (!), para teklif ettiklerini (!), son olarak (dizilerdeki cinayet sahnelerinin çekildiği) Halıcıoğlu Metrobüs durağında birkaç kişi tarafından sopayla dövdürüldüğünü (!) ve tüm bunları Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın yaptırdığını iddia etti.
Şikayeti inceleyen savcılık, bu iddiaları dayanaksız bularak Nurten ve Uğur Tatlıcı hakkında takipsizlik kararı verdi.
“Amacımız kimseyi hapse attırmak değil”
Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Uğur Tatlıcı: “Mehmet, bana göre savcılıklar ve mahkemeler nezdinde artık inandırıcılığını yitirmeye başlamıştır. 11 tane doğrudan ve dolaylı suç duyurusunun 11’inde de takipsizlik kararı verilmesi, bu şikayetlerin tamamının iftiradan ibaret olduğu anlamına gelir. Nitekim, artık bu iftiralar dizisine bir son verme gereği duyduk ve Mehmet aleyhinde iftira’dan suç duyurusunda bulunduk. Savcılık bu talebimizi haklı bularak Mehmet hakkında 16 yıl hapis istemi ile iftira suçundan dava açtı. Bizim amacımız kimseyi hapse attırmak veya zor duruma düşürmek asla değil. Ancak onca asılsız suç duyurusundan sonra bize yapılan bu haksızlıklara artık “dur” demek istedik. Annem, bize ve rahmetli babamın aziz hatırasına yapılan bu saygısızlıkları gördükçe çok üzülüyor ve bunlar onu çok yıpratıyor. Onun tek arzusu, rahmetli eşinin son arzularını yerine getirmek. Anneme bunlara bir son vermek için Mehmet aleyhinde iftiradan suç duyurusunda bulunacağımızı söylediğimde, yapılan tüm haksızlıklara rağmen bu önerime yine bir ana şefkati ile yaklaştı ve herşeye rağmen Mehmet’i şikayet etmek istemediğini söyledi. Bu nedenle şikayeti şimdilik ben yaptım. Bizler babamızın aziz hatırası ile yaşayıp ona layık işler yapmaya çalışıyoruz. Mehmet ise bu miras takibini tam zamanlı bir iş haline getirmiş, bizleri şu veya bu yöntemle dize getirip “mirastan nasıl daha fazla pay koparabilirim” hesabı yapıyor. Yapılan bu yanlış hesapların mahkemelerden ve savcılıklardan bir bir dönmesi yüreğimize bir nebze de olsa su serpiyor. Bu ülkede hakkın ve hukukun yılmaz bekçileri hakim ve savcılar olduğu sürece, adaletin er ya da geç tecelli edeceğine olan inancımızı asla yitirmeyeceğiz.” dedi.
Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri
Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top