Baba oğula bir bağ bağışlamış, oğlan babaya bir salkım üzüm vermemiş

baba_ogula_bir_bag_bagislamis_oglan_babaya_bir_salkim_uzum_vermemis_h267.jpg

Oğluna inanç duyan her baba gibi, merhum Mehmet Salih Tatlıcı da vaktiyle bazı taşınmazlarını oğlu Mehmet Tatlıcı adına kaydettirmişti. Kaydettirmişti kaydettirmesine, ancak başına geleceklerden habersizdi…

Merhum M.Salih Tatlıcı, bu taşınmazlar üzerinde ileride dilediğince tasarruf edebilmek için oğlundan bir vekâletname almış ve böylece gerçekte kendisine ait olan bu taşınmazlar üzerinde haklı olarak dilediği gibi tasarrufta bulunmak istemişti.

Babasını vekâletten azletti
Ancak Mehmet Tatlıcı – bu taşınmazların elde edilmesine en ufak bir katkısı bulunmamasına rağmen – içine düştüğü para, mal ve mülk hırsı ile babasının bu taşınmazlara ilişkin tasarruflarını yakından takip etmiş, karşı çıkmış ve 1995 yılında babasını bu vekâletten azledecek kadar ileriye gitmiştir. Bununla yetinmemiş ve hemen ardından babasının vekâlet görevini kötüye kullandığını ve onun güvenini suiistimal ettiğini iddia ederek babasına karşı dava açmıştır.

Babasının güvenini suiistimal etti
Esasında rahmetli M.Salih Tatlıcı, oğlu Mehmet Tatlıcı’nın güvenini suiistimal edecek hiçbir davranışta bulunmamıştır.
Bilakis, bu taşınmazların kendi adına geçici bir süre için kaydedildiğini, gerçekte babasına ait olduğunu ve bunların ileride yine babası eliyle üçüncü kişilere devredileceğini bilen Mehmet Tatlıcı, bu kötü niyetli davranışları ile babasının güvenini suiistimal eden evladın ta kendisidir.
Kaldı ki Mehmet Tatlıcı’nın, babasının bu taşınmazları onun adına kaydettirdiği sıradaki yaşı itibariyle bu taşınmazları satın alabilecek ekonomik güce sahip olma olasılığı da mevcut değildir.

Bir evlat düşünün ki…

Bir evlat düşünün ki, babası hayattayken onu vekâletten azlediyor ve dava ediyor; babasının vefatından hemen sonra açmayı planladığı miras davaları için – babası hastanede yaşam savaşı verirken – avukatlarına vekâlet veriyor; babası vefat ettikten 2 gün sonra, cenazesi dahi kaldırılmadan mirasçılık belgesi almak için mahkemeye başvuruyor; babasının vefatından 10 gün sonra da toprağı dahi kurumadan mahkemeden Tereke Tespiti talebinde bulunup yatak odalarına varıncaya kadar mahkeme heyetini babasının yaşadığı evlere sokuyor; ne yedisine ne de kırkına teşrif etme zahmetinde dahi bulunmuyor.

İşte babasını hayatı boyunca üzen ve ona karşı gerek sağlığında gerekse vefatından sonra göstermesi gereken sevgi, saygı, sadakat ve vefa yükümlülüklerini ağır bir biçimde ihlal eden evlat, rahmetli M.Salih Tatlıcı’nın adını emanet ettiği öz oğlu Mehmet Tatlıcı’nın ta kendisidir.

Son söz: Allah kimseyi evladı ile imtihan etmesin…

Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top