Bir avukat dilekçesinde hakaret edebilir mi?

bir_avukat_dilekcesinde_hakaret_edebilir_mi_h325.jpg

Avukatların böyle basit hatalar yapmayacağı düşünülse de bu zaman zaman olabiliyor. Örneğin, son olarak Avukat FATMA BİNNUR KORTUN ERTEK, İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne müvekkili Salih Ziya Tatlıcı’yı temsilen sunduğu beyanında, Uğur Tatlıcı’yı müvekkiline karşı “komplo kurmakla” suçladı. Burada ilginç olan durum ise, bu beyanın İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülmekte olan davayla doğrudan hiç bir ilgisi olmamasıydı.

Dava Sulh Hukuk Mahkemesinde, avukatın aklı Sulh Ceza Mahkemesinde
Avukat Fatma Binnur Kortun Ertek bu beyanıyla, ayrı bir mahkemede (İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi) halen devam etmekte olan ve üstelik bu davayla doğrudan alakası olmayan başka bir davayla ilgili olarak, müvekkili Salih Ziya Tatlıcı’dan şikayetçi olan davacı Uğur Tatlıcı’yı burada açıkça “komplocu” sıfatıyla nitelemiş oldu.

Konu: Avukat Fatma Binnur Kortun Ertek, İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne 30.10.2013 tarihinde bir dilekçe sunuyor. Bu mahkemede görülen dava, rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın vasiyetnamesinde emrettiği hususlara karşı çıkan ilk evliliğinden olan oğulları ve onların (aralarında kendisinin de temsil ettiği Salih Ziya Tatlıcı’nın da bulunduğu) mirasçıları tarafından açılmış bir tereke (miras) davasıdır.

Oysa, aynı avukat İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan başka bir davada da müvekkili Salih Ziya Tatlıcı’yı temsil etmektedir. Bu dava ise halen devam etmektedir ve Binnur Kortun Ertek derdest olan bu dava hakkında burada İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde bir beyanda bulunarak Uğur Tatlıcı’yı müvekkiline karşı “komplo” kurmakla suçlamaktadır.

Salih Ziya Tatlıcı niye ceza davasında yargılanıyor?
İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nde 2013/528 E. sayı ile görülen dava halen derdesttir (devam etmektedir). Salih Ziya Tatlıcı, rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden dünyaya gelen çocuklarından şimdi hayatta olmayan Ali Tatlıcı’nın oğludur.

Salih Ziya Tatlıcı, 17.01.2013 tarihinde rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın ikinci evliliğinden dünyaya gelen oğlu Uğur Tatlıcı’nın ofisine giderek oradaki güvenlik görevlisini darp etmiş ve Uğur Tatlıcı’ya hakaretlerde bulunmuş, ayrıca kendi Facebook hesabından yolladığı mesajlarla da yine hakarette bulunmuş ve Uğur Tatlıcı’yı tehdit etmiştir. (Saldırı anının görüntüleri:salih-ziya-tatlicidan-yumruk-servisi)

Bütün bunlarla ilgili olarak Salih Ziya Tatlıcı hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. Maddesinde düzenlenen “Basit Yaralama” ve yine aynı kanunun 125/1,4. Maddelerinde düzenlenen “Alenen Hakaret” suçlarından kamu davası görülmeye devam edilmektedir.

Görüldüğü gibi, Salih Ziya Tatlıcı’ya karşı kurulmuş bir komplo mevcut değildir. Bizzat kendisinin yaptığı şeylerle ilgili olarak hakkında açılmış ve devam etmekte olan bir ceza davası vardır ve bu davanın nasıl sonuçlanacağı da zaman içinde ortaya çıkacaktır.

Avukat Fatma Binnur Kortun Ertek, İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne verdiği bu beyanında başka “hatalar” da yapıyor:

Avukatın kanıt diye sunduğu fotoğraf başkasına ait
Örneğin, Avukat Binnur Kortun Ertek aynı beyanında, Yurt Gazetesi’nde yayınlanan bir haberle ilgili olarak, “… bu gazeteye kimin tarafından servis edildiği artık anlaşılmakta olan anlamsız iddia ve iftira haberinde Uğur Tatlıcı’nın fotoğrafı mevcuttur” demektedir.

Avukat, her iki davada da temsil ettiği müvekkilinden ceza davasında şikayetçi olan Uğur Tatlıcı’yı burada, yani sulh hukuk mahkemesinde, müvekkili Salih Ziya Tatlıcı hakkında Yurt Gazetesi’ne beyan vermekle itham etmektedir ve bunun kanıtı olarak da “haberde Uğur Tatlıcı’nın fotoğrafı vardır” demektedir.

Halbuki avukat Fatma Binnur Kortun Ertek’in sözünü ettiği Yurt Gazetesi’ndeki haber ve Uğur Tatlıcı’ya ait dediği fotoğraf incelendiğinde, bu fotoğrafın Uğur Tatlıcı ile yakından veya uzaktan alakası olmadığı da net bir şekilde görülmektedir. 

Avukat Fatma Binnur Kortun Ertek’in, bu fotoğrafın Uğur Tatlıcı’ya ait olmadığını bilmemesi mümkün değildir. Bu iddianın neye dayanarak ve hangi sebeple bu şekilde gündeme getirildiğini anlamak da bu yüzden mümkün değildir. Bunu açıklaması gereken de, bu asılsız ve kötüniyetli iddiayı ortaya atan avukat Fatma Binnur Kortun Ertek’ten başkası değildir.

Uğur Tatlıcı’yı rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın hatırasına sahip çıkmamakla da itham ediyor
Avukat Binnur Kortun Ertek’in Uğur Tatlıcı’nın onurunu, şerefini ve saygınlığını rencide edici ifadeleri bunlarla da bitmemektedir. Avukat aynı beyanında, Uğur Tatlıcı hakkında aynen şu ifadeleri kullanmaktadır:

“Davalı Uğur Tatlıcı’nın; kendisinin, dünyanın sayılı zenginleri arasında yer almasını ve tarifi mümkün olmayacak bir büyüklükte servet sahibi olmasını sağlayacak babası rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın aziz hatırasına nasıl sahip çıktığı, babasının sağlığında ödeyemeden vefat ettiği ve fakat küçük esnaf niteliğinde alacağı faturası ile sabit alacaklıları 5 yıldır mağdur etmesinden ve alacaklıların rahmetli babasını saygı ile anmasını önlemesinden bellidir!!! Kaldı ki; yine rahmetli M. Salih Tatlıcı’nın sağlığında ödenmemiş vergi borçları nedeniyle devlete borçlu olarak anılmasını kabul edebilmesi de servetinin neredeyse ¼’ünü bahşettiği eşi Nurten ve oğlu Uğur Tatlıcı’nın eşlerinin ve babalarının anılarına ne denli saygı gösterdiklerini de ayrıca ortaya koymaktadır.”

Bir avukat mahkemeye sunduğu yazılı beyanı, müvekkilinden şikayetçi olan bir kişi hakkında böylesine rencide edici bir üslupla kaleme alabilir mi? Hukuk Fakültelerimizde hukukçu yetiştirirken avukat adaylarına yazacakları dilekçelerde bir insanı rencide edici sözlerden uzak durmaları öğretilmiyor mu? Elbette öğretiliyordur.

Oysa durum bunun tam tersi
Halbuki Uğur Tatlıcı, rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatından sonra terekeden alacak iddiasında bulunanlardan, bu iddialarında haklı olduğunu ispat eden herkese ödemelerinin yapıldığını, bir kısmının davalarının da devam etmekte olduğunu ve mahkemenin vereceği kararlara göre sonucun belirleneceğini de defalarca söylemişti.

Aslında bütün bunların bu davalarda taraf olan müvekkili Salih Ziya Tatlıcı’yı temsil eden avukat Fatma Binnur Kortun Ertek tarafından bilinmemesi de mümkün değildir; çünkü hepsinin belgesi, bir örneği kendisine de tebliğ edilen mahkeme kayıtlarında bulunmaktadır. Bundan sonra bol ünlem işaretli, iftiralı ve hakaretli dilekçeler yazmadan önce Avukat Fatma Binnur Kortun Ertek’in zaman ayırıp dosyasını okumasını temenni ederiz.

Avukatlık Kanunu ne diyor? Avukatın beyanında ne yazıyor?
Avukatlık Kanunu’nun 34. Maddesi şöyle diyor:
“Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”

Yine Avukatlık Kanunu’nun 134. Maddesinde, şu hüküm yer almaktadır:
“Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”  

Avukat Binnur Kortun Ertek hakkında İstanbul Barosu’na dilekçe verildi
Yukarıda açıkça belirtilen ve bir avukatın mesleki sorumluluğunu ortaya koyan maddelerde belirtilen hususlarla, ilişikte okurlarımızın bilgisine sunduğumuz avukat Fatma Binnur Kortun Ertek tarafından İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne verilen dilekçede kullanılan üslup farkınıokurlarımızın takdirine bırakıyoruz.

Ayrıca, bütün bu nedenlerle Uğur Tatlıcı’nın avukatlarının söz konusu avukat Fatma Binnur Kortun Ertek hakkında disiplin soruşturması açılması için İstanbul Barosu Başkanlığı’na yaptıkları başvuru belgesini de yine okurlarımızla paylaşıyoruz.

Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top