M.Salih Tatlıcı Miras Davalarının Kronolojik Listesi

msalih_tatlici_miras_davalarinin_kronolojik_listesi_h264.jpg

Merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın 22 Şubat 2009 tarihindeki vefatından bu yana mirasçılar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle sayısız hukuk davaları açıldı, miras husumetinden kaynaklanan ceza şikayetleri yapıldı. İşte bu davaların ve şikayetlerin kronolojik listesi:

Kırmızı metin ile belirtilen kronolojik eylemler Ceza Hukuku ile ilgili olanlardır.
Adil Yargılamayı etkilememek amacıyla, devam eden davalar hakkında detaylı bilgi verilememektedir. 

21 Ocak 2009
M. Salih Tatlıcı, hastaneye kaldırılmış ve yoğun bakım ünitesine alınmıştır.

28 Ocak 2009
Mehmet Tatlıcı, rahmetli babasının vefatından tam 26 gün önce, Beyoğlu 35. Noterliği 06614 yevmiye numarasıyla avukatlarına gelecekte mirasla ilgili davalar açması için bir dava vekâletnamesi düzenlettirmiştir.

22 Şubat 2009
Mehmet Salih Tatlıcı 22 Şubat 2009 tarihinde İstanbul Amerikan Hastanesinde vefat etmiştir.

24 Şubat 2009
Mehmet Tatlıcı, Ümraniye 3. Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat etmiş ve E: 2009/563 sayılı dosyada veraset ilamı talebinde bulunmuştur.

3 Mart 2009
Mehmet Tatlıcı, Sarıyer 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin E: 2009/1 sayılı dosya ile Uğur TatlıcıNurten TatlıcıAhmet TatlıcıSalih Ziya TatlıcıBedriye Kamer Tatlıcı aleyhine terekenin tespiti için dava açmıştır. Bu tereke tespiti sırasında Mehmet Tatlıcı‘nın talebi ile, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın kırkı bile çıkmadan, vefattan 10 gün sonra ve devamında evler ve işyerleri, Mahkeme Heyeti, bilirkişi ve avukatların katılımı ile yatak odalarına varıncaya kadar aranmış ve tespitler yapılmıştır. (Tereke tespitine ilişkin dava halen, İstanbul 21. Sulh Hukuk Mahkemesi 2011/82 Tereke dosyasından görülmeye devam etmektedir.)

12 Mart 2009
Mehmet Tatlıcı, Uğur Tatlıcı aleyhine Florida’da dava açmıştır. Mehmet Tatlıcı’nın ABD’nin Florida eyaletinde açtığı bu davada, babasının annesine boşanma nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu manevi tazminat borcunu yerine getirmemek maksadı ile Türkiye’deki bazı taşınmazları satma yoluna gittiğini ve Florida’da eşi Nurten Tatlıcı‘ya veUğur Tatlıcı‘ya taşınmazlar satın aldığını, dolayısıyla bu taşınmazların Uğur ve NurtenTatlıcı’ya naklinin muvazaalı olduğunu iddia etmiştir.

7 Nisan 2009
Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın Beyoğlu 9. Noterliği’nden 02.08.1994 tarihinde 19264 yevmiye numarasıyla tanzim ettirdiği resmi vasiyetnamesi açılarak Sarıyer 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/242 E. sayılı dosyasının 07.04.2009 tarihli duruşmasında ilgililer huzurunda okunmuştur.

3 Haziran 2009
Uğur Tatlıcı ve Nurten Tatlıcı, 03.06.2009 tarihinde, Ümraniye 3. Sulh Hukuk  Mahkemesinden alınan  25.02.2009 tarihli mirasçılık belgesinin iptali için Sarıyer 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin E: 2009/448 sayılı dosyası ile Mehmet TatlıcıAhmet TatlıcıSalih Ziya Tatlıcı, Bedriye Kamer Tatlıcı aleyhine dava açmışlardır. (Bu dava halen, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/85 Esas sayılı dosyasından görülmeye devam etmektedir.)

4 Haziran 2009
Mehmet Tatlıcı, 04.06.2009 tarihinde, Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E: 2009/206 sayılı dosyasından Uğur Tatlıcı ve Nurten Tatlıcı aleyhine tenkis davası açmıştır.
Ahmet Tatlıcı ve Salih Ziya Tatlıcı,  06.11.2009 tarihli dilekçesiyle Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E: 2009/402 sayılı dosyasından Uğur Tatlıcı ve Nurten Tatlıcı aleyhine açılan  02.08.1994 tarihli vasiyetnamenin  iptaline ilişkin dava halen, İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/160 Esas sayılı dosyasından görülmeye devam etmektedir.

07 Eylül 2009
Mehmet Tatlıcı, Nurten Tatlıcı ve oğlu Uğur Tatlıcı’yı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet ettiği iddiasıyla şikayet etmiştir. Mehmet Tatlıcı iddiasında, M. Salih Tatlıcı’nın çalışanlarından Bülent Gültekin, E.B ve Murat Yüce’nin, Nurten Tatlıcı ve Uğur Tatlıcı’ya tereke mahkemesince tespit edilen eserleri yurtdışına çıkarmaları için yardım ettiklerini ileri sürmüştür. Ancak tüm bu iddiaların bir duyumdan ibaret olduğu yine suç duyurusu dilekçesinde belirtilmiştir.

08 Eylül 2009
2009 yılının Ağustos ayında Özgün Prodüksiyon Danışmanlık Ltd. Şti.’nin güvenlik sözleşmesi feshedilmiştir. Sözleşmesi fesh edilen firmanın sahibi Mustafa Özgün, avukatı ile birlikte toplantı yapmak istediğini belirterek Nurten Tatlıcı ve Uğur Tatlıcı’ya ait işyerine gelmiş ve toplantıyı gizli kamerayla kayıt altına almışlardır.

19 Eylül 2009
Özgün Prodüksiyon Danışmanlık Ltd. Şti.’nin iş akdi Ağustos ayında feshedilmiş olmasına ve çalışanlarının görevine son verilmiş olmasına rağmen, bu şirketin çalışanları hala Tat Towers ve Pilma Pil Sanayii A.Ş.’ye taciz amaçlı gelmeye ve kırmızı bir kamyonet içerisinde nöbet tutmaya devam etmişlerdir. Uğur Tatlıcı vekili tarafından 19.09.2009 tarihinde iş ve çalışma hürriyetini kısıtlamadan suç duyurusunda bulunulmuştur. 

Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı olayın hukuki ihtilaf olduğunu belirterek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmiştir.

21 Eylül 2009
Özgün Prodüksiyon Danışmanlık Ltd. Şti.’nin yetkilisi ve sahibi Mustafa Özgün, UğurTatlıcı, E.B ve Murat Yüce’nin kendisini tehdit ettiklerini ileri sürmüştür. Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, iş akdinin feshedilmesine bağlı olarak hukuki anlaşmazlık niteliğinde olan suç duyurusu hakkında 07.01.2011 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmiştir. 

24 Eylül 2009
Mehmet Tatlıcı, Nurten Tatlıcı ve Uğur Tatlıcı’nın talimatı ile Kağıthane’de bulunan Pilma Pil Fabrikası’nda Özgün Güvenlik şirketinin çalışanı Hüseyin Katırcı isimli bir güvenlik görevlisinin Ağustos ayında darp edildiğini, hakarete ve tehdide maruz kaldığını ve hatta kaçırıldığını ileri sürmüştür. Bu olayın altındaki sebebin de Hüseyin Katırcı isimli kişininNurten Tatlıcı ve Uğur Tatlıcı’nın mirasa konu olabilecek eski eserleri kaçırdığını ve çaldığını bilmesinden ileri geldiğini iddia etmiştir. Bu soruşturmada, iddiaya göre Hüseyin Katırcı’nın müşteki olmasına ve Mehmet Tatlıcı’nın tanık ya da taraf dahi olmamasına rağmen, Hüseyin Katırcı, Mustafa Özgün ve Mehmet Tatlıcı aynı gün savcılığa ifade vermeye gitmişlerdirMehmet Tatlıcı, aynı ihbarları birkaç gün arayla Sarıyer ve Şişli Cumhuriyet Başsavcılıkları’na da yapmıştır.

26 Eylül 2009
Bu sefer Özgün Prodüksiyon Danışmanlık Ltd. Şti.’nin çalışanı olan Hüseyin Kabakçı, E.B tarafından aranarak tehdit edildiğini ileri sürmüştür. Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı bu şikayetle ilgili 26.10.2010 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vermiştir

Bu kararının gerekçesinde, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndan gelen yazıya göre müştekinin tehdit edildiğini iddia ettiği tarih ve saatte aranmamış olduğunu belirtmiştir.

13 Kasım 2009
Nurten Tatlıcı ve Uğur Tatlıcı, Mehmet Tatlıcı aleyhine Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E: 2009/372 sayılı dosyasından Beykoz Konakları’nda yer alan taşınmazın terekeye teslim edilmesini sağlamak amacıyla 13.11.2009 tarihinde el atmanın önlenmesi davası açmışlardır.

16 Şubat 2010
Ahmet Tatlıcı, Salih Ziya Tatlıcı, Tuba Tatlıcı, Taha Tatlıcı ve Talha Tatlıcı 16.02.2010tarihinde Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E: 2010/61 sayılı dosyasından Uğur Tatlıcı, Nurten Tatlıcı ve ortağı oldukları şirketler aleyhine tenkis, tapu iptali ve tescil davası açmışlardır. (bu  dava halen, İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/61 Esas sayılı dosyasından görülmeye devam etmektedir.)

16 Haziran 2010
Mehmet Tatlıcı,  Sarıyer 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1 Tereke sayılı dosyasına sunduğu 16.06.2010 tarihli dilekçesiyle hakimin reddini talep etmiştir.  Sarıyer 1. Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi 23.06.2010 tarihli kararı ile, “inandırıcı delil gösterilmediğinden” bu talebi reddetmiştir.

29 Eylül 2010
Mehmet Tatlıcı, Tereke Mahkemesi’nin (Sarıyer 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1 Tereke dosyası) 29.09.2010 ve 24.12.2010 tarihli celselerinde tereke yöneticilerinin uyarılmalarını ya da görevden alınmalarını talep etmiştir. Sarıyer 1. Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi 29.09.2010 ve 24.12.2010 tarihli ara kararları ile davacının bu talebini reddetmiştir.

6 Aralık 2010
Mehmet Tatlıcı, 06.12.2010 tarihli dilekçesi ile Tat Towers’ın imar, iskan ve teknik açıdan kiraya verilmesinin mümkün olmadığı iddiası ile tereke yöneticilerinin görevden alınmalarını talep etmiş, Sarıyer 1. Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi 24.12.2010 tarihli ara kararında bu talebi reddetmiştir.

13 Aralık 2010
Mehmet Tatlıcı; Nurten TatlıcıUğur Tatlıcı ve E.B hakkında Antalya’da bulunan Tatbeach Golf Otel’de eski eser niteliğine sahip eserleri satışa arz etmek amacıyla sakladıkları ve terekeden gizledikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştur. 

Serik Cumhuriyet Başsavcılığı 10.03.2011 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, suçlamaya konu olayın hukuki ihtilaf niteliğindeolduğu ve bu iddia ile ilgili müştekinin beyanından başka bir delil olmadığını belirtmiştir.

04 Ocak 2011
Nurten Tatlıcı ve Uğur Tatlıcı’nın avukatı M. Fatih Bilgütay ve çalışanı Bülent Gültekin, Mustafa Özgün’ün kendilerini gizlice kayıt altına aldıklarını belirterek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuşlardır. Mustafa Özgün tarafından başka bir dosyaya sunulan kayıtların suç olduğu düşüncesiyle açılan dava halen devam etmektedir

11 Ocak 2011
Mehmet Tatlıcı, Tat markasının kendisine ait olduğunu, “Tat Group” ve Uğur Tatlıcı veNurten Tatlıcı’nın sahibi olduğu Tat Turizm tarafından yaklaşık 20 yıl önce tescil edilmiş olan “Tatbeach Golf Otel” isimlerini Uğur Tatlıcı’nın kendisinden izin almadan kullandığını ileri sürerek Marka Hakkına tecavüzden suç duyurusunda bulunmuştur. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 14.10.2011 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vermiştir
Bu kararın gerekçesinde, marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği ve aradaki miras anlaşmazlığı sebebiyle benzer suç duyuruları olduğu belirtilmiştir.

17 Ocak 2011
Mehmet Tatlıcı, bu sefer “Tat” markasının kendisine ait olduğunu ve Nurten Tatlıcı veUğur Tatlıcı’nın bu sefer de “Tat Konakları” isimli sitede, Tat ibaresini kullanarak Marka Hakkına tecavüz ettiğini iddia ederek suç duyurusunda bulunmuştur. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 20.04.2011 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vermiştir

Kararın gerekçesinde, marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği belirtilmiştir.

24 Ocak 2011
Mehmet Tatlıcı, Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 2009/206 Esas sayılı dosyasına sunduğu 24.01.2011 tarihli dilekçesi ile sayın hakimi çekilmeye davet etmiş; bu talep üzerine sayın hakim 25.01.2011 tarihli yazılı görüşünde çekilme iradesini ortaya koymuştur.

31 Ocak 2011
Mehmet Tatlıcı, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’na 31.01.2011 tarihinde vermiş olduğu dilekçesinde Nurten Tatlıcı’nın ve Uğur Tatlıcı’nın “Tat Towers”’taki mirasa konu elektrik kablolarını çaldığını ileri sürerek suç duyurusunda bulunmuştur. Savcılık bu suç duyurusu hakkında 12.04.2011 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vermiştir.
Bu kararın gerekçesinde -tıpkı diğerleri gibi- müştekinin beyanı dışında başkaca bir delil olmadığı ve hukuki mahiyette bir şikayet olduğu belirtilmiştir.

21 Nisan 2011
Mehmet Tatlıcı, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na vermiş olduğu dilekçesinde, NurtenTatlıcı ve Uğur Tatlıcı’nın mirasa konu olan ve 2863 sayılı Kanun kapsamındaki eserleri gizlediğini iddia ederek suç duyurusunda bulunmuştur. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı iddiaların mükerrer ve soyut nitelikte olduğu gerekçesiyle 07.10.2011 tarihindeKovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vermiştir.

5 Mayıs 2011
Bedriye Kamer Tatlıcı, 05.05.2011 tarihinde noterden düzenlenmiş yazı ile Aksu-Savaş-Çalışkan Avukatlık Ortaklığı’nı vekaletten azlettiğini bildirmiştir.

20 Mayıs 2011
Mehmet Tatlıcı, 20.05.2011 tarihinde noterden düzenlenmiş yazı ile Avukat Sibel Özcanlı Unaner ile Avukat İhsan Unaner’i vekaletten azlettiğini bildirmiştir.

24 Mayıs 2011
Mehmet Tatlıcı, Cumhurbaşkanlığı’na yazdığı mektupta, Kanuni Sultan Süleyman’a ait ve mirasa konu olan bir fermanın Nurten TatlıcıUğur Tatlıcı, Bülent Gültekin, E.B ve Murat Yüce tarafından yurtdışına çıkarılmış olabileceğini ve bunun araştırılmasını istediğini belirtmiştir. Bu mektup sonucu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar ile neticelenmiştir

Kararın gerekçesinde, müştekinin şüpheye dayalı iddiası dışında başkaca delil elde edilemediği belirtilmiştir.

25 Temmuz 2011
Mehmet Tatlıcı, 25.07.2011 tarihinde İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/28 Değişik İş dosyası ile “Tatlicigercekleri.com” Web sitesi ile ilgili delil tespiti istemiştir.

25 Ağustos 2011
Uğur Tatlıcı, 25.08.2011 tarihinde İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E: 2011/511 sayılı dosyası ile Mehmet Tatlıcı ile Serap Durmuş aleyhine, ekonomist dergisindeki röportaj nedeniyle tazminat davası açmıştır.

6 Ocak 2012
Mehmet Tatlıcı, daha önce açmış olduğu ve 20. Asliye Hukuk mahkemesinin 2009/160 sayılı dosyasında birleşen vasiyetnamenin iptali davasını Eylül 2011 de ıslah etmiş, sonuçta dava dosyası ayrılarak  06.01.2012 tarihinde İstanbul 20.Asliye Hukuk Mahkemesi E: 2012/8 sayılı dosyası ile Ahmet TatlıcıSalih Ziya TatlıcıUğur TatlıcıNurten Tatlıcı,Bedriye Kamer Tatlıcı aleyhine, vasiyetnamenin tenfizi davası açmıştır. Mahkeme 18 Eylül 2012 tarihinde davanın kabulüne karar vermiş, karar temyiz edilmiştir.

28 Şubat 2012
Nurten Tatlıcı, 28.02.2012 tarihinde İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E: 2012/171 sayılı dosyası ile Mehmet TatlıcıAhmet TatlıcıTuba TatlıcıSalih Ziya TatlıcıBedriyeKamer Tatlıcıİhsan Taha TatlıcıAhmet Talha Tatlıcı aleyhine, konutunda bulunan tablolara ilişkin mülkiyet hakkının tespiti için dava açmıştır.

19 Nisan 2012
Bedriye Kamer Tatlıcı  İstanbul 21. Sulh Hukuk Mahkemesi E: 2012/82 Tereke dosyasına sunmuş olduğu 19.04.2012 tarihli dilekçesinde Mehmet Tatlıcı’nın  10 gün süreyle yeğeni Bedriye Kamer Tatlıcı ve arkadaşını sekreteri Serap Durmuş’un evinde zorla alıkoyduğunu belirtmiştir.

04 Haziran 2012
Mustafa Özgün, çalışanı Hüseyin Katırcı’nın, Uğur Tatlıcı’nın azmettirmesiyle dövüldüğünü ve tehdit edildiğini iddia ederek suç duyurusunda bulunmuştur. Ancak bu suç duyurusu da tıpkı diğerleri gibi 20.06.2012 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararla sonuçlanmıştır.

12 Haziran 2012
Hüseyin Katırcı -tıpkı daha önce olduğu gibi- yine Uğur Tatlıcı’nın kendisini 04.06.2012 tarihinde bir Metrobüs durağında dövdürdüğünü iddia etmiştir. Müştekinin suç duyurusunda ve ifadesinde bulunan belirgin çelişkiler oldukça dikkat çekicidir. Bu iddia halen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından araştırılmaktadır.

18 Eylül 2012
Mehmet Tatlıcı, rahmetli babasının son arzularını içeren vasiyetnamesi aleyhine 09.11.2009 tarihinde açtığı davada önce bu vasiyetnamenin iptalini istemiş, ancak daha sonra bu talebinden ani bir kararla tümüyle vazgeçerek vasiyetnamenin yerine getirilmesini ve saklı payının bundan 11 yıl önce yürürlükten kalkan eski Medenî Kanun hükümlerine göre, yani miras payının 1/2 yerine 3/4’ü olarak belirlenmesini talep etmişti.
Mehmet Tatlıcı’nın açtığı bu dava, 18.09.2012 tarihinde İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından beklenmedik bir şekilde kabul edilmiştir.

30 Ekim 2012
Mehmet Tatlıcı, Uğur Tatlıcı ve Nurten Tatlıcı’nın ana hissedarı olduğu Tat Turizm AŞ.’ye ait Tatbeach Golf Hotel’i işleten Crystal grubuna karşı delil tespiti talebinde bulunmuştur.
Antalya-Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunulan dilekçede bir takım mesnetsiz gerekçeler gösterilerek delil tespiti talep edilmiştir. Mahkemece atanan 3 bilirkişiyle beraber 31 Ekim 2012 günü Crystal Tatbeach Golf Hotel’de habersizce delil tespiti yapılmıştır.

09 Ocak 2013
Mehmet Tatlıcı, yeğeni Bedriye Kamer Tatlıcı aleyhine manevi tazminat davası açmıştır.

12 Şubat 2013
Mehmet Tatlıcı, Uğur ve Nurten Tatlıcı hakkında doğrudan ve dolaylı olarak haksız suç duyurularında bulunmuştu. Bunlardan 10 tanesi takipsizlik kararı ile sonuçlanmıştı. Bu kez, yaralama iddiasıyla yapılan asılsız suç duyurusunu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı incelemiş ve 2012/82825 soruşturma numaralı dosyadan da takipsizlik kararı vermiştir. 

26 Mart 2013
M. Salih Tatlıcı, ilk eşinden olan oğulları Ahmet Tatlıcı ve Ali Tatlıcı’nın 1988 yılında kendisinin ofisini ve evini basarak onu ölümle tehdit etmeleri üzerine noterde vasiyetname düzenleyip onları mirasçılıktan çıkarmıştı.
Ahmet Tatlıcı ve vefat eden Ali Tatlıcı’nın oğlu Salih Ziya Tatlıcı, 27 Nisan 2009 tarihinde M. Salih Tatlıcı’nın 1994 tarihli vasiyetnamesinin iptali için dava açmışlardı.
Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, 26.03.2013 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Böylece yerel mahkeme, M. Salih Tatlıcı’nın yıllardan beri gerçekleşmesini istediği son arzularına riayet edilmesi yönünde karar vermiştir.

23 Mayıs 2013
Mehmet Tatlıcı’nın sekreteri olarak çalışan Serap Durmuş, Ekonomist dergisinin 24 – 30 Temmuz 2011 tarihli sayısında Uğur Tatlıcı hakkında ağır ithamlarda bulunmuş ve hakaret içeren ifadeler kullanmıştı. Derginin 32. sayfasında ise “Söz Mehmet Tatlıcı’da” açıklamasına yer verilmişti.
Bunun üzerine Uğur Tatlıcı, 2011 yılında Serap Durmuş ve Mehmet Tatlıcı aleyhine tazminat davası açmıştı.
Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, 23.05.2013 tarihinde Mehmet Tatlıcı’nın sekreteri Serap Durmuş’u Uğur Tatlıcı’ya karşı 3.000,00-TL manevi tazminat ödemeye mahkûm etmiş ve mahkeme kararının Ekonomist dergisinde yayınlanmasına karar vermiştir. Mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir.

03 Ekim 2013
Nurten Tatlıcı ve Uğur TatlıcıMehmet Tatlıcı aleyhine Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E: 2009/372 sayılı dosyasından, Beykoz Konakları’nda yer alan 332 numaralı taşınmazın terekeye teslim edilmesini sağlamak amacıyla 13.11.2009 tarihinde el atmanın önlenmesi davası açmışlardı.

Dosyayı inceleyen ilk derece mahkemesi, 03.10.2013 tarihinde Mehmet Tatlıcı‘nın taşınmazdaki müdahalesinin önlenmesine karar vermiştir.

23 Aralık 2013 
Mehmet Tatlıcı, rahmetli babasının son arzularını içeren vasiyetnamesi aleyhine 09.11.2009 tarihinde açtığı davada önce bu vasiyetnamenin iptalini istemiş, ancak daha sonra bu talebinden ani bir kararla tümüyle vazgeçerek vasiyetnamenin yerine getirilmesini ve saklı payının bundan 11 yıl önce yürürlükten kalkan eski Medenî Kanun hükümlerine göre, yani miras payının 1/2 yerine 3/4’ü olarak belirlenmesini talep etmişti.

Mehmet Tatlıcı’nın açtığı bu dava, 18.09.2012 tarihinde İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından beklenmedik bir şekilde kabul edilmiştir.

Daha sonra Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 01.07.2013 tarihinde yerel mahkemenin verdiği bu haksız kararı bozmuştur.

Bunun üzerine, Mehmet Tatlıcı, Ahmet Tatlıcı ve Salih Ziya Tatlıcı karar düzeltme talebiyle tekrar Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne başvurmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 23.12.2013 tarihinde karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermiştir.

17 Şubat 2014    
Mehmet Tatlıcı, M. Salih Tatlıcı terekesine ait Beykoz Konakları’ndaki lüks villada hiçbir bedel ödemeden on yılı aşkın süredir oturmaktaydı.

Nurten Tatlıcı ve Uğur Tatlıcı’nın 2009 yılında Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı tahliye davası 03.10.2013 tarihinde Mehmet Tatlıcı aleyhine sonuçlanmıştı.

Bunun üzerine, tereke yöneticileri 31.12.2013 tarihinde Mehmet Tatlıcı’ya ihtarname göndererek, Şubat 2009’da M. Salih Tatlıcı’nın vefatından sonra söz konusu villada oturmasından dolayı oluşan kira bedellerini ödemesini talep etmiştir.

İhtarnamenin gönderilmesinden sonra da villanın yaklaşık beş yıllık kira bedelini ödemeyenMehmet Tatlıcı’ya tereke yöneticileri 17.02.2014 tarihinde kira bedellerini talep ederek dava açmışlardır.

16 Haziran 2014
Mehmet Tatlıcı, rahmetli babasının son arzularını içeren vasiyetnamesi aleyhine 09.11.2009 tarihinde açtığı davada önce bu vasiyetnamenin iptalini istemiş, ancak daha sonra bu talebinden ani bir kararla tümüyle vazgeçerek vasiyetnamenin yerine getirilmesini ve saklı payının bundan 11 yıl önce yürürlükten kalkan eski Medenî Kanun hükümlerine göre, yani miras payının 1/2 yerine 3/4’ü olarak belirlenmesini talep etmişti.

Mehmet Tatlıcı’nın açtığı bu dava, 18.09.2012 tarihinde İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından beklenmedik bir şekilde kabul edilmiştir. Daha sonra Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 01.07.2013 tarihinde yerel mahkemenin verdiği bu haksız kararı bozmuştur.

İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi 16.06.2014 tarihinde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin bozma kararına uymuştur.

15 Temmuz 2014
Mehmet Tatlıcı, Nurten Tatlıcı ve Uğur Tatlıcı’nın talimatı ile Kağıthane’de bulunan Pilma Pil Fabrikası’nda Özgün Güvenlik şirketinin çalışanı Hüseyin Katırcı isimli bir güvenlik görevlisinin Ağustos ayında darp edildiğini, hakarete ve tehdide maruz kaldığını ve hatta kaçırıldığını ileri sürmüştür. Bu olayın altındaki sebebin de Hüseyin Katırcı isimli kişinin Nurten Tatlıcı ve Uğur Tatlıcı’nın mirasa konu olabilecek eski eserleri kaçırdığını ve çaldığını bilmesinden ileri geldiğini iddia etmiştir.
Bu suç duyurusundan dolayı açılan davada, Nurten Tatlıcı ve Uğur Tatlıcı 15 Temmuz 2014 tarihli duruşmada beraat etmişlerdir.

10 Şubat 2015

M. Salih Tatlıcı, ilk eşinden olan oğulları Ahmet Tatlıcı ve Ali Tatlıcı’nın 1988 yılında, kendisinin ofisini ve evini basarak onu ölümle tehdit etmeleri üzerine noterde vasiyetname düzenleyip onları mirasçılıktan çıkarmıştı.

Ahmet Tatlıcı ve vefat eden Ali Tatlıcı’nın oğlu Salih Ziya Tatlıcı, 27 Nisan 2009 tarihinde, M. Salih Tatlıcı’nın 1994 tarihli vasiyetnamesinin iptali için dava açmışlardı.

Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, 26.03.2013 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Böylece yerel mahkeme, M. Salih Tatlıcı’nın yıllardan beri gerçekleşmesini istediği son arzularına riayet edilmesi yönünde karar vermiş ve bu karar Ahmet Tatlıcı tarafından temyiz edilmişti. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 26.11.2013 tarihli bozma kararı ile vasiyetnamenin geçerli olduğuna mirasçılıktan çıkarmanın geçerli olmadığına karar vermiştir. Dosyayı tekrar inceleyen yerel mahkeme, Yargıtay’ın bozma kararına uymuştur.


 

Son Güncelleme: 18 Mart 2015

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top