Mehmet Tatlıcı Hakkında ŞOK İddialar!

mehmet_tatlici_hakkinda_sok_iddialar_h376.jpg

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın tereke (miras) davası sürecinde mahkemeye sunulan bir ihbar belgesi ve ses kaydı, oldukça ilginç bilgiler içermekteydi. Bir itirafçının ses kaydını içeren bu belgede, merhum işadamının teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evlikten dünyaya gelen en küçük oğlu MEHMET TATLICI hakkında çok ciddi iddialar yer almaktaydı. Birkaç gün önce de, bu ihbar belgesindeki iddialara istinaden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Mehmet Tatlıcı hakkında Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs (Türk Ceza Kanunu 288. Maddesi) ve Yargı Görevini yapanı, bilirkişiyi veya tanığı Etkilemeye Teşebbüs (Türk Ceza Kanunu 277. Maddesi) suçlarından cezalandırılması için suç duyurusunda bulunuldu.

 

Bu haberimizde hiçbir yoruma yer vermeden, sadece Mehmet Tatlıcı hakkında yapılan bu suç duyurusundaki iddiaları aktaracağız.

Ancak öncelikle bazı bilgileri okurlarımızla paylaşmak istiyoruz:

MEHMET TATLICI KİMDİR?
Mehmet Tatlıcı, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın, annesinin zoruyla kendisinden yaşça büyük olan teyzesinin kızıyla yaptığıilk evlilikten olan en küçük oğludur. Mehmet Tatlıcı, 22 Şubat 2009’da vefat eden babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın vasiyetnamesinde kendisine bıraktığı miras payını (milyonlarca dolar ettiği söylenmektedir) beğenmeyip, babasının vefatının hemen ardından mahkemelere koşarak vasiyetnamenin iptali ve miras tespit davaları açmıştı.

Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli babasının kendisine bıraktığı milyonlarca dolar ettiği söylenen miras payını beğenmeyerek açtığı miras davası sürecinde, tereke (miras) mahkemesine sunulan bir ihbar dosyası, Mehmet Tatlıcı hakkında çok önemli bilgiler içermekteydi. Bu belgede Mehmet Tatlıcı’nın görülmekte olan dava sürecini etkilemeye çalıştığına yönelik çok önemli iddialar da yer almaktaydı.

HAKİMLERİ, BİLİRKİŞİLERİ ve TANIKLARI PARA İLE ETKİLEMEYE ÇALIŞTIĞİDDİA EDİLİYOR
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na Mehmet Tatlıcı hakkında, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi ve tanıkları para ile etkilemeye çalıştığı iddialarına istinaden, bir müze müdürüne rüşvet verilerek dava sürecini etkileyecek bir rapor alındığı, tereke (miras) dosyasına atanan kayyum ile ilişkiye girilerek yargı görevi yapanı etkilemeye çalışıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunuldu.

GAZETECİ ERHAN ÖZTÜRK’E PARA KARŞILIĞI HABER YAZDIRILDIĞİDDİA EDİLİYOR
İhbar belgesindeki ses kaydında anlatılanlara göre, Mehmet Tatlıcı’nın Erhan Öztürk isimli bir gazeteciye para karşılığı haber yazdırdığı da iddia edilmekte.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan bu suç duyurusunda, Mehmet Tatlıcı’nın Erhan Öztürk isimli gazeteciyle ilişkisi ve para karşılığında haber yazdırılması iddiasına da yer verildi ve bu nedenle şüpheli hakkında iddianame tanzim edilerek cezalandırılması talep edildi.

SES KAYDINDA ADI GEÇEN GAZETECİ ERHAN ÖZTÜRK, KENDİ GİBİ GAZETECİ OLAN ERCANÖZTÜRK’ÜN KARDEŞİDİR
Erhan Öztürk, kendisi gibi gazetecilik yapan Ercan Öztürk’ün kardeşidir. Ercan Öztürk ise, daha önce rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın en küçük oğlu (ve Mehmet Tatlıcı’nın da baba bir kardeşi olan) Uğur Tatlıcıhakkında haksız, hukuksuz ve mesnetsiz iddialarla yazdığı “haberler” yüzünden, Basın Konseyi Yüksek Kurulu tarafından Basın Meslek İlkelerini ihlal ettiği gerekçesiyle iki kez uyarılmış; yine bu tür asılsız ve hukuksuz haberleri nedeniyle de ayrıca İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yargılanmış ve hakkında asılsız haberler yazdığı Uğur Tatlıcı’ya binlerce liralık manevi tazminat ödeme cezası almış bir muhabirdir.

MEHMET TATLICI HAKKINDA HANGİ İDDİALARLA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU?
Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın tereke (miras) davasına bakan İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/55 Tereke Sayılı dosyasına bir ses kaydı sunulmuştur. Mehmet Tatlıcı hakkındaki bu ses kaydınıdosyaya sunan şahıs, iddiaya göre merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın yanında 3 yıl boyunca çalışmış, Mehmet Salih Tatlıcı vefat ettikten sonra ise şüpheli Mehmet Tatlıcı’nın yanında çalışmaya devam etmiştir.

Mehmet Tatl
ıcı hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na 2 Temmuz 2014 tarihinde yapılan suçduyurusunda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

———

Ses kaydı incelendiğinde kayıtta yer alan ifadelere göre şüpheli Mehmet Tatlıcı’nın Güveni Kötüye Kullanma, Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs ve Yargı Görevini yapanı, bilirkişiyi veya tanığı Etkilemeye Teşebbüs suçlarını işlediğine ilişkin araştırılmaya muhtaç iddiaların yer aldığı anlaşılacaktır.

Şöyle ki;

1.)       Ses kaydı dinlendiğinde, şüpheli Mehmet Tatlıcı’nın TCKnın 277. Maddesinde düzenlenen Yargı Görevini Yapanı, Bilirkişiyi Veya Tanığı Etkilemeye Teşebbüs Suçunu ve TCKnın 288. Maddesinde düzenlenen Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçunu işlediğine ilişkin iddialar yer almaktadır.

a.)    Ses kaydında şüpheli Mehmet Tatlıcı’nın mahkemelere getirilen tanıkların para ile tuttuğu belirtilmektedir. 

Tereke Mahkemesi’ne sunulan ses kaydında;

“… Mahkemeye gelen şahitlerin parayla tutulmuş olduğunu siz biliyor musunuz? Ayarlayıp getirdi evet bunu yapan çok iyi tanıdım hatta her ay bu konuda Mehmet Beyle kavga eden, paraçünkü ben biliyorum para alınıp Mehmet Beyden o şahısa getirilip o şahıs da oradaki şahıslara veriyordu o şahıslar 5 kişi. Kim besliyor kim para veriyor bundan sonra birden bana tavırlarıdeğişti. Yani bu konu hakkında ben gerekirse mahkemede şahitlik bile yaparım. Bu para verildiğini kimin tarafından verildiğini o şahısın istediğini her ay bu taraf vermediğini Mehmet tarafından vermedi aracının Mehmet Beye kızdığını hatta bir gün bana ağzından kaçırdı, yaa niye böyle yapıyorsun dedim, ya dedi Mehmet Beyin dedi yuları benim elimde niye dedim yuları senin elinde, ee dedi şahitler bende ve Tat Pilmadan çalınan tablolarla ilgili olduğunu ima etti şeklindedir.

Ses kaydının sonlarına doğru şu ibareler yer almaktadır;

“…Birisine para verilip Mehmet aracılığıyla birisine para verilip 5 tane şahit tutulup birisinin aracı olduğu 5 tane şahit tutulduğu hali hazırda şu an bile Mehmet Tatlıcı tarafından oşahıslar her ay maaşa bağlanır ve o sahasında referansız. Onun yuları benim elimde dediğini gayet iyi biliyorum ve her ayda o şahsa para verilir. Şu anda Viktor Bey diye birisi vardır yanında. O onun akıl hocalığını yapar her konuda. Aynı zamanda kendisi avukattır baş avukatın altında çalışmaz…şeklindedir.

Şüpheli Mehmet Tatlıcı ile müvekkilimiz arasında hukuk ve ceza davaları bulunmaktadır. Bu davalarda ifade veren tanıkların para ile etkilendikleri, bu şekilde maddi menfaat karşılığı gerçeğin değiştirildiği, bu şekilde tanıklık yaptırıldığı beyan edilmektedir.

b.)       Ses kaydında şüpheli Mehmet Tatlıcı’nıİstanbulda bulunan bir müzeden para karşılığında rapor satın aldığı belirtilmiştir.

Ses kaydı incelendiğinde;

Bir müze var. Müzenin ne olduğunu ben biliyorum. Biz uzun mühlet Gizem Hanım, Mehmet Bey efendime söyleyeyim uzun mühlet ben o müzeye götürdüm.

 Resimden özel bir müze bir imza karşılığı uzun bir süre imza vermiyordu müzenin müdürü. Niçin olduğunu bilmiyorum. 50 bin dolar karşılığı parayı ben götürdüm, 50 bin dolar karşılığı o müzenin sahibi imza attı ve o rapor alındıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesinde oraya götürülüp onaylatılmaya çalışıldıÇalışıldı mı çalışılmadı mı bilmiyorum. Belki de tablolar o müzede. İstanbul Teknik Üniversitesinin de hangi bölümü olduğunu da ben biliyorum. Oraya gidildi, oradan başka avukatla beraber oradan bir şey alınmaya çalışıldıİmza gibi bir şey alınmayaçalışıldı ve akabinde Gizem Hanım’ın galeri açacak ama ne için açacak neyi aklayacaklar onu bilemiyorum

 şeklinde beyanlar yer almaktadır.

Burada bir müzeden bahsedilmekte, bu müze müdürünün önce imza atmadığı, ancak 50.000 USD aldıktan sonra imza attığı, bir rapor tanzim ettiği anlaşılmaktadır. Ses kaydına göre şüpheli Mehmet Tatlıcı, müze müdürüne ödeme yaptıktan sonra rapora imza attırılabilmiştir.

Bu durumun araştırılması bir zorunluluktur. Zira ses kaydına göre şüpheli esasında alamaması gereken bir raporu maddi bir menfaat karşılığında temin etmiştir. Müvekkilimizle ilgili davalarda da müzelerden raporlar alınmıştır. Bu raporların bunlarla alakalı olup olmadığının araştırılması bir zorunluluktur.

c.)       Ses kaydında şüpheli Mehmet Tatlıcı tarafından Sarıyer Adliyesinde bulunan hakimlerin etkilenmeye çalışıldığı belirtilmiştir. 

                     Ses kaydında;

“… Sarıyer Adliyesine ben götürdüm. Hakimler bile acı suratlarla Mehmet Tatlıcı’ya bakıyor. Hakimlerle savcıları satın almaya çalışıyor. Beyoğlunda bir avukat var bakın ismi bende mahfuzşeyde bir avukat var Gayrettepede bir avukat var ismi bende mahfuz, Gayrettepedeki avukat ve Beyoğlundaki avukatla birlikte bu işleri yapmaya çalışıyor. Bağlantı kurup satın almaya çalışıyor fakat bu işleri organize eden de bizim baş avukatımız. O davalara girmiyor, kızı da girmiyor. Uğur Beyin davasının sonucunda Mehmet Bey 50 bin Euro mu 50 milyar para mı ne banka hesabına yatırdı. Audi araba alındı kızına Uğur Beyin mahkemesinden sonra. Fakat aşağı yukarı Gizem Hanım’ın ayağı kırılmadan evvel aklımdayken söyleyeyim tablolar Serap Hanım’ın evinde olabilir. Serap Hanım’ın evinde. Hisar evlerinde hırsızlık yaptı diye ben Sarıyer Adliyesine ama niye Sarıyer Adliyesiyse Emrah’ı ben götürdüm ama niye Sarıyer Adliyesiyse onu bilmiyorum. O zaman Sarıyer Mahkemesindeki hakimi tanıyor çünküÇok gittik ben gidiyordum orada Sarıyer Mahkemesinin karşısında park vardı. Orada bir otel var hemen bilmem ne paşa oteli orada efendime söyleyeyim avukatla buluşuyordu. Avukatla mahkemeye gidiyordu. Mahkeme falan yok görüşmeye her halde hakimle, ondan sonra geliyordu arabaya biniyordu.” 

şeklinde beyanlar yer almaktadır.

Bilindiği üzere Mehmet Salih Tatlıcı’nın terekesi önce Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1 Tereke sayılı dosyası ile başlamış, dosya Çağlayan Adliyesi açılıncaya kadar Sarıyer’de devam etmiştir. Yine diğer bazı soruşturmalar, vasiyetnamenin iptali, muvazaa nedeniyle tapu iptal tescil gibi davalar da Sarıyer Adliyesi’nde görülmüş ve uzun süre devam etmiştir. Ses kaydında da tutarlı olarak Sarıyer Mahkemesinde hakim ve savcılarla irtibat dile getirilmiştir. Bu hususun da araştırılması gerekmektedir

TCK’nın 277. Maddesi;

“Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, şüpheli veya sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklindedir.

Şüphelinin bir eyleminin tespit edilmesi halinde bu maddeye göre cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.

d.)       Şüpheli Mehmet Tatlıcı’nın kayyum ile ilişkisinin bulunduğu yine ses kaydında yer almaktadır.

 Merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatından sonra İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/55 Tereke sayılı dosyası tahtında açılan ve derdest olan terekenin tespiti davasında, terekeye dahil bulunan menkul ve gayrimenkulleri idare etmek için Tereke Yöneticisi (kayyum)  atanmıştır.

Ses kaydı incelendiğinde kayyumla ilişkiye girdiğini biliyor musunuz? Kayyuma dikkat edinşeklinde beyanın yer aldığı anlaşılacaktır.

TCK’nın 288. Maddesinde bu fiil suç olarak nitelendirilmektedir. Bu madde;

“Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.” Şeklindedir.

Ses kaydı uyarınca, şüpheli Mehmet Tatlıcı’nın tanıkları etkilemek için para verdiği, müvekkilimiz Uğur Tatlıcı ile taraf olduğu davalara bakan hakim ve savcıları etkilemeye çalıştığı, tereke dosyasına atanan kayyum ile ilişkiye girdiği İstanbul’da bulunan bir müzeden para karşılığında rapor aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle şüphelinin suç teşkil eden bir eyleminin tespit edilmesi halinde hakkında TCK’nın 277 ve 288. Maddeleri uyarınca İddianame tanzim edilerek, cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.

2.)       Ses kaydı incelendiğinde, şüpheli Mehmet Tatlıcı’nın gazeteci Erhan Öztürke para karşılığında haber yaptırdığı anlaşılmaktadır.

          Ses kaydında;

“City Otel var. Orada ben hemen karşıda beklerim, gazeteciyi çağırır zarf içinde 15 bin lira para verilir, gazeteciye Ali Beyin yazdığı mağdur rolü oynattırılır, o şahıs Erhan Öztürktür. Yarı hafif şişman koca kafalı aynı yerdeyiz renkli gözlü yanında bir de asistanı vardı. Efendime söyleyeyim, 15 milyar lira para verilir, ondan sonra Mehmet Tatlıcı halk nezdinde mağdur gösterilir.”

şeklinde beyan yer almaktadır.

Şu hususu önemle belirtmek isteriz ki müvekkillerimizin taraf olduğu davaların duruşmalarının olduğu tarihlerde, çoğunlukla Erhan Öztürk’ün kardeşi olan ve Akşam Gazetesi muhabiri ErcanÖztürk tarafından müvekkillerimiz hakkında birçok haber yapılmaktadır.  

Bu hususta Erhan Öztürk hakkında Medya Etik Konseyi ve benzer denetim kuruluşlarına müracaat hakkımızı saklı tutmaktayız.

          Gazetecilik Meslek Etik İlkeleri’nin 1. Maddesi;

“Gazetecilik kamu görevidir; gazetecinin temel amacı haber ve yorum üreterek halkı ve kamuoyunu bilgilendirmektir. Gazetecilik, özel amaç ve çıkarlara alet edilemez; haber ve bilgiyi yayımlamak ya da yayımlamamak karşılığında maddi manevi çıkar sağlanamaz, hediye kabul edilemez.” Şeklindedir.

Erhan Öztürk’ün kardeşi Ercan Öztürk, müvekkilimiz ile ilgili yaptığı haberler nedeniyle iki kez Basın Konseyi tarafından uyarı cezası ile cezalandırılmıştır.  

3.)       Ses kaydı incelendiğinde şüpheli Mehmet Tatlıcı’nıçatı katında çalıntı tabloların olduğu belirtilmektedir.

            Ses kaydında;

“… evin bütün her şeyini biliyorum. Yani hangi odasında ne var, en üst katta tablolar var yani çatıkatında. Ben sadece çalıntı tablolar mı değil mi bilmiyorum. Fakat tabloların hepsini bizzat biliyorum. Aşağı yukarı 20-25 taneye yakın orada tablo var. Hiç asılmayan tablolar var. Onlar yukarıda çatı katında duruyorlar. 

… Bunun yanında  Topkapı’da bir yerde büyük bir depo var, depo içinde varsa değerli koltukları şunları bunları falan o depoya götürüyorlar. Topkapı’da bir yer de biliyorum ben orada bir yerde depo var o depoya gönderiyor. Yani resimler yukarıda değilse bile resimler… ” 

şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Burada çalıntı bazı tabloların bulunduğu iddiası söz konusu olup, bunların nereden nasıl çalındığı hususunda şüpheli Mehmet Tatlıcı’nın ayrıntılı olarak ifadesinin alınması halinde işlendiği iddia edilen suç ortaya çıkarılabilecektir.

Netice-i Talep         :           Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, şüpheli Mehmet Tatlıcı’nın bu vahim iddialar karşısında bir eyleminin tespit edilmesi halinde hakkında TCK’nın 141, 277. ve 288. maddeleri uyarınca İddianame tanzim edilerek cezalandırılmasına, karar verilmesini saygıyla bilvekale arz ve talep ederiz. 02.07.2014

———-

Yukarıda hiçbir yoruma yer vermeden olduğu gibi aktardığımız Mehmet Tatlıcı hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan suç duyurusu işte bu akıl almaz iddiaları içermektedir.

Bundan sonraki gelişmeleri de okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.

Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri

Haber merkezimizin yaptığı araştırma sonucu itirafçının ses kaydına youtube’dan ulaşıldı. Ses kaydı linkini aşağıda okurlarımızın dikkatine sunuyoruz:

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top