Mehmet Tatlıcı, hayır amaçlı teklife ‘HAYIR’ dedi…

mehmet_tatlici_hayir_amacli_teklife_hayir_dedi_h363.jpg

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın tablo ve sanat eserlerinden oluşan geniş koleksiyonunun bir bölümünün satışı ve elde edilecek gelirin ülkemizdeki hayır kurumlarına bağışlanması için atılan adımlara, merhum işadamının teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden olan çocukları ve torunlarından (Bedriye Kamer Tatlıcı hariç) maalesef hiçbir cevap gelmemişti. Uğur ve Nurten Tatlıcı tarafından başlatılan hayır amaçlı bu anlamlı çağrıya, Mehmet Tatlıcı’dan haftalar sonra nihayet bir cevap geldi: HAYIR!

 

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı koleksiyonu 
Merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı, sanatsal değeri olan tablo ve antika eserlere özel bir merak duyardı ve hayattayken bu merakını çok geniş bir koleksiyona dönüştürmüştü. Uzmanlar, Mehmet Salih Tatlıcı koleksiyonundaki eserlerin bugünkü toplam değerinin de milyonlarca dolar olduğunu söylemektedir.
Uğur ve Nurten Tatlıcı’dan çok anlamlı bir yardım ve bağış teklifi
Mehmet Salih Tatlıcı’nın geride bıraktığı eşi Nurten Tatlıcı ile en küçük oğlu Uğur Tatlıcı, rahmetliden kalan bu tabloların bir bölümünün satılarak, elde edilecek gelirin bir kısmının merhum işadamı adına ülkemizdeki hayır amaçlı çalışan kurum ve derneklere bağışlanmasını amacıyla çok önemli bir adım atmışlardı.
Bu amaçla Nurten ve Uğur Tatlıcı tarafından, avukatları aracılığıyla İstanbul Beşiktaş 25. Noterliği’nden diğer mirasçılara 5 Mart 2014 tarihinde bir mektup gönderilmişti.
Mektupta, Mehmet Salih Tatlıcı’nın ilk evliliğinden çocukları ve torunları olan Mehmet Tatlıcı, Ahmet Tatlıcı ile rahmetli olan Ali Tatlıcı’nın çocukları Salih Ziya ve Bedriye Kamer Tatlıcı ile Ahmet Tatlıcı’nın çocukları Tuğba, Taha ve Talha Tatlıcı’ya özetle şu teklif yapılmıştı:
Mehmet Salih Tatlıcı koleksiyonda yer alan ve İstanbul Kağıthane’deki eski Pilma fabrika binası depolarında tutulan bazı tablo ve sanat eserlerinin, ülkemizdeki saygın bir müzayede kuruluşu aracılığıyla satılması ve elde edilecek gelirin tüm vergi ve masraflar düşüldükten sonra, ilgili mirasçılara saklı payları oranında bedel ödenmesi ve onlara dağıtılan bu pay kadar da Nurten ve Uğur Tatlıcı’nın tarafından hayır kurumlarına bağış yapılması…
Bedriye Kamer Tatlıcı hariç hiçbiri cevap bile vermediler…
Ancak, Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden çocukları ve torunlarından oluşan bu mirasçılardan, sadece Bedriye Kamer Tatlıcı bu anlamlı teklife olumlu cevap vermiş, geri kalan mirasçıların hiçbirinden “ses-seda” çıkmamıştı.
Bu yüzden Uğur ve Nurten Tatlıcı, ülkemizdeki hayır kurumlarına bağış için yapılan bu samimi tekliflerine diğer mirasçıların sessiz kalmaları nedeniyle, avukatları aracılığıyla ve noterlik vasıtasıyla bir mektup daha yollayarak, “bağış teklifinin diğer mirasçılarca kabul edilmediğinin anlaşıldığını ve bağış tekliflerinin reddedilmiş olduğu sonucu çıkarılacağını” bildirmişlerdi. (Bkz. “Bağış Teklifine Cevap Bile Vermediler” haberi)
Mehmet Tatlıcı bir “ses” verdi, hayır amaçlı teklife “HAYIR” dedi
Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’dan kalan koleksiyondaki bazı tabloların müzayede ile satışı ve elde edilecek gelirin de ülkemizde hayır amaçlı çalışan çok sayıda kuruluşa bağışlanması için merhum işadamının 43 yıllık hayat arkadaşı Nurten Tatlıcı ile en küçük oğlu Uğur Tatlıcı tarafından atılan bu anlamlı adımlara, merhumun teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden olma oğlu Mehmet Tatlıcı da nihayet haftalar sonra bir cevap verme zahmetinde bulundu, ama onun cevabı da hayır amaçlı bu adımlara HAYIR demek oldu.
Mehmet Tatlıcı, bildik “hareketlerini” yine döktürüyor…
Mehmet Tatlıcı, Kadıköy 32. Noterliği’nden onaylı ve avukatları aracılığıyla hazırlamış olduğu 9 Nisan 2014 tarihli cevap yazısında, kendisine yapılan hayır amaçlı teklife;

“İlgili yazınızdaki talebinize konu Kağıthane Pilma Fabrikasında bulunan resim ve objeler, İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/195 E. Sayılı dosyasının konusunu oluşturan eşya ile bağlantılı olduğundan ve teklifiniz devam eden iş bu soruşturma ve yargılamaları etkilemeyi hedeflediğinden, hukuksal olarak talebinizin kabul edilmesi mümkün değildir”

cevabını vermiştir.
Kamuoyunun malumu Mehmet Tatlıcı ve hep aynı kurgu
Mehmet Tatlıcı, bugün sahip olduğu her şeyi merhum babası Mehmet Salih Tatlıcı’ya borçludur. Ancak bu hayırlı evlat başta babasının vasiyeti olmak üzere merhumun geride bıraktığı 43 yıllık hayat arkadaşı Nurten Tatlıcı ve baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’ya ve merhum işadamından kalan her şeye adeta bir savaş açmıştır.
Mehmet Tatlıcı, dünyanın parasını ödediği bir avukat ordusu ile, merhum babasının vefatının hemen ardından açtığı vasiyetnamenin iptali ve miras tespit davalarında hedefine ulaşmak için, kendisine en ufak bir kötülüğü bulunmamasına rağmen büyük bir kin ve nefretle karşısına aldığı merhum babasının ikinci eşi ile baba bir kardeşini haksız, hukuksuz iftiralarla mahkum ettirmek için 7 gün 24 saat uğraş verdiği anlamsız bir mücadele içindedir.
Rahmetli babasından geri kalan her şeye ve herkese karşı başlatmış olduğu bu anlamsız mücadele Mehmet Tatlıcı’nın gözünü öylesine kör etmiştir ki, kamu yararı açısından atılması gereken olumlu adımlara bile sırf içindeki bu nefretten dolayı her zaman verecek olumsuz bir cevabı ve bu cevaba yakıştıracak bir bahanesi olmaktadır.
Uğur ve Nurten Tatlıcı, ülkemizde hayır amaçlı çalışan ve sadece kendilerine yapılan bağışlarla ayakta kalabilen 18 dernek, vakıf ve kuruluşa, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’dan miras kalan, ancak devam etmekte olan miras davaları yüzünden depolarda bekletilip duran bazı tablo ve sanat eserlerinin müzayede ile satışı sayesinde elde edilecek geliri bağışlamak için, bu miras davalarını açan başta Mehmet Tatlıcı olmak üzere diğer mirasçılara çok anlamlı bir çağrıda bulunmuşlardı.
Mehmet Tatlıcı lafı dolaştırıyor, ama aslında bağış yapmak istemiyor
Mehmet Tatlıcı, bu anlamlı çağrıya bile tam da kendinden beklenen bir şekilde parmağının arkasına gizlenerek HAYIR demiştir.  Anlaşılan o ki, Mehmet Salih Tatlıcı’nın ilk evliliğinden çocukları ve torunları, bu sefer de merhum işadamının tablo ve sanat eserlerinden oluşan koleksiyonundan, ülkemizdeki hayır kurumlarına bir kuruş bağış gitsin istemiyorlar.
Çünkü Mehmet Tatlıcı’nın bu anlamlı çağrıya verdiği cevabında yine hukuki gerçeklerden uzak bir metinle meseleyi çarpıtmaya çalışmakta, yapılmak istenen bu anlamlı bağışa hayır cevabı vermiyor görüntüsü çizmek isterken, aslında gerçek niyetini de ele vermektedir.
Burada Uğur ve Nurten Tatlıcı tarafından atılan çok anlamlı bir adım ve Mehmet Tatlıcı’nın da aralarında bulunduğu rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın mirasından pay almak için bekleyen mirasçılara yapılan çok anlamlı bir çağrı vardır.
Ama Mehmet Tatlıcı bu anlamlı çağrıya verdiği cevabında, bunun İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2010 / 195 E. sayılı dosyasının konusunu oluşturan eşya ile bağlantılı olduğunu ve teklifin devam eden bu soruşturma ve yargılamayı etkilemeyi hedeflediğini iddia etmekte ve hukuksal olarak bu anlamlı talebin kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtmektedir ki, bu da diğer iddiaları gibi doğru değildir…
Mehmet Tatlıcı, gerçekleri nasıl çarpıtıyor?
İşte yine hukuki terimlerden oluşan bir laf kalabalığı arkasına sığınarak meseleyi başka yerlere çekmeye çalışan bildik bir Mehmet Tatlıcı manevrası…
Mehmet Tatlıcı, asılsız ve mesnetsiz iddialarla Uğur ve Nurten Tatlıcı’ya karşı bir dava açmıştır. İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan bu dava halen devam etmektedir.
Ancak bu davanın yapılmak istenen bağışlarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Zira, Mehmet Tatlıcı’nın asılsız ve mesnetsiz iddialarla sürdürmeye çalıştığı bu dava sürecinde, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamına girdiği iddiası ile bir kısım tablo ve sanat eserleri zaten 2009 yılında Topkapı Sarayı Müzesi’ne kaldırılmıştır.
Nurten ve Uğur Tatlıcı’nın ülkemizdeki hayır kurumlarına yapmak istediği bağışa konu olan tablo ve sanat eserlerinin ise, Mehmet Tatlıcı tarafından asılsız ve mesnetsiz iddialarla sürdürülmeye çalışılan bu davaya konu olan 2863 sayılı kanunla hiçbir ilgisi yoktur.
Bağışlanmak istenen tablolar başka, Mehmet Tatlıcı’nın derdi bambaşka…
Müzayede satışı talep edilen bu tablo ve sanat eserlerinin tamamı, İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tespit edilerek listelendiği ve (yaklaşık beş yıldır da Pilma Fabrikası’ndaki depolarda bekletildikten sonra) yine aynı mahkemenin 4 Nisan 2014  kararıyla Tat Towers binalarında hazırlanan depoya muhafaza amacıyla kaldırıldığı açıktır.
Bunların hepsi de 2863 sayılı kanun kapsamına girmeyen modern tablo ve objelerden oluşmaktadır. Dolayısıyla bütün bu tablo ve sanat eserlerinin Mehmet Tatlıcı’nın cevap yazısında belirttiği İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen (asılsız ve mesnetsiz iddialarıyla bizzat kendi açmış olduğu) davayla bir ilgileri de yoktur.
Aslında bütün bunları Mehmet Tatlıcı da çok iyi bilmektedir. Ama Mehmet Tatlıcı bu, işine gelmediğinde işi yokuşa sürmek onun bildik manevralarındandır…
Mehmet Tatlıcı, kendisine kalmayacağını bildiği tablolardan, hayır kurumlarına da herhangi bir bağış yapılmamasını istiyor, meselenin özü budur…
Burada da açıkça görüldüğü gibi Mehmet Tatlıcı, Uğur ve Nurten Tatlıcı’nın rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın adını ve saygınlığını yapılacak bağışlarla yaşatmaya çalıştıkları hayırlı bir girişimine daha açıkça engel olmakta; lafı eveleyip, gevelemesine rağmen aslında net olarak hayır kurumlarına yapılmak istenen bu anlamlı bağışa HAYIR cevabı vermektedir. Gerisi laf-ı güzaftır…
Bu da artık kamuoyunun malumu olan Mehmet Tatlıcı’nın bildik manevralarının tekrarıdır…
Mehmet Tatlıcı’nın bu manevraları yüzünden, bağışlardan yararlanacak hayır kurumlarımız da böylelikle önemli bir gelirden mahrum kalmış oluyorlar…
Takdiri okurlarımıza ve kamuoyuna bırakıyoruz…
Tablolardan elde edilecek gelirin bağışlanacağı hayır kurumları
Mehmet Salih Tatlıcı koleksiyonunun önemli bir kısmını içeren tablo ve sanat eserlerinin müzayede ile satışından elde edilecek gelirin bir kısmının merhum işadamı adına eşit şekilde bağışlanacağı belirtilen hayır kurumları şunlardı:
  • KIZILAY
  • TÜRK KALP VAKFI 
  • TÜRK BÖBREK VAKFI 
  • LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR VAKFI 
  • TÜRKİYE KORUNMAYA MUHTAÇ ÇOCUKLAR VAKFI
  • AÇEV (Anne Çocuk Eğitim Vakfı) 
  • ALTI NOKTA KÖRLER DERNEĞİ 
  • BEDD (Bedensel Engellilerle Dayanışma Derneği) 
  • TÜRKİYE KANSERLE SAVAŞ VAKFI 
  • TEV (Türk Eğitim Vakfı)
  • TÜRKİYE EĞİTİM GÖNÜLLÜLERİ VAKFI 
  • DARÜLACEZE VAKFI
  • MEHMETÇİK VAKFI
  • ŞEHİT AİLELERİ DERNEĞİ
  • TESYEV (Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı)
  • TEMA VAKFI 
  • WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) 
  • HAYVANLARI KORUMA DERNEĞİ
Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri
Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top