Mehmet Tatlıcı Silahlı Adamlarıyla Eşinin İşyerini Bastı!

mehmet-tatlici-silahli-baskin.jpg

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evlilikten olma MEHMET TATLICI ile 25 yıllık eşi Gizem Tatlıcı arasında devam eden boşanma davası apayrı bir şekle bürünmeye başladı. Haber merkezimizin henüz edindiği bilgi ve belgelere göre, Gizem Tatlıcı’nın Harbiye Polis Karakolu’nda verdiği ifadeden, Tat Art Sanat Galerisi’ni aralarında avukatı Ali Arda’nın da bulunduğu bazıları silahlı 12 kişiyle basan MEHMET TATLICI’nın, ofiste çalışan Fransız mimar Richard Tuil’i de yumruk atarak yaraladığı öğrenildi.

Gizem Tatlıcı ve Richard Tuil’in karakolda verdikleri ifadede, “Mehmet Tatlıcı’nın silahlı adamlarından birisinin Fransız mimarın karnına silah dayayarak etkisiz hale getirdiği, bir diğerinin silah göstererek korkuttuğu, akabinde Mehmet Tatlıcı’nın Richard Tuil’e yumruk attığı ve daha sonra da, Fransız mimara ait olan ve içinde önemli projelerin bulunduğu bilgisayarların, özel eşyaların ve parasının çalındığı” beyan edilmiş.

Bu haberin detaylarını Harbiye Polis Merkezi’nde verilen ifade tutanaklarına geçen bilgiler ışığında okurlarımızla paylaşıyoruz:

MEHMET TATLICI, EŞİ GİZEM TATLICI’DAN NEFRET ETTİĞİNİ SÖYLEMİŞ

Mehmet Tatlıcı ve adamları tarafından darp edilen Fransız mimar Richard Tuil, 18.11.2013 tarihinde Harbiye Polis Karakolu’nda verdiği ifadesinde, “Gizem Tatlıcı ile daha önceden tanıştığını, mimar olduğunu, Amerika’nın Los Angeles şehrinde ofisinin bulunduğunu, Mehmet Tatlıcı ile 2-3 ay önce tanıştırıldığını, Mehmet Tatlıcı’nın ikiz kule inşaatı yapmak istediğini, bunun mimari detaylarını konuşmak için bir restoranda bir araya geldiklerini, daha sonra yine bir restoranda ücret hakkında pazarlık ederken Gizem Tatlıcı masayı terk ettiğinde, Mehmet Tatlıcı’nın kendisine Gizem Tatlıcı’dan nefret ettiğini, onunla çalışmak istemediğini ve ayrıca, Gizem Tatlıcı’dan uzun süredir birlikte olduğu için sıkıldığını, hayatında başka kadın olduğunu söylediğini, bu sohbet üzerine kendi manevi değerlerini göz önünde bulundurarak, Mehmet Tatlıcı’nın ahlaki değer yargısını kendisine uygun bulmaması nedeniyle onunla çalışamayacağını söylediğini, bir daha da Mehmet Tatlıcı’yı görmediğini, bir başka iş projesi için yakın zamanda İstanbul’a geldiğini, kendine çalışma ofisi bakarken Gizem Tatlıcı’nın kendisine Tat Art Sanat Merkezi’ni ofis olarak kullanabileceğini söylediğini, bu ofisin bulunduğu binanın 4. katındaki bir daireyi de oturmak için kiralamış olduğundan bu teklifi kabul ettiğini” belirtmiştir.

FRANSIZ MİMARI VE GİZEM TATLICI’NIN ŞÖFÖRÜNÜ DÖVMÜŞLER

Fransız mimar Richard Tuil ifadesinin devamında da, “Tat Art’ta çalışırken bir yandan da kiraladığı üst kattaki dairenin tadilatı ile ilgilendiğini, 18.11.2013 tarihinde apartman içinde ofisten üst kata çıkarken Mehmet Tatlıcı ve yanındaki 10-12 adamı ile karşılaştığını, bunların arasında Ali Arda ve Hüseyin Ataol ile tanımadığı diğer şahısların olduğunu, Mehmet Tatlıcı’nın yanındaki adamlara kendisini işaret ederek, “bu o” şeklinde bir işaret yaptığını” söyleyerek aynen şunları beyan etmiştir:

“Daha sonra Mehmet Tatlıcı isimli şahıs beni kolumdan yakaladı, hemen akabinde tanımadığım iri yarı iki şahıs beni kollarımdan tuttu ve Gizem’in ofisine doğru beni ittiler. Gizem’in ofisini açmamı istediler, ben de onlara kapıyı açmam dedim, sonra Gizem hanımın şoförü Burhan’ı çağırdılar, çünkü Burhan’ın anahtarının olduğunu biliyorlardı. Sonra 4 tane koruma tipindeki silahlı şahıs Burhan’ı kapıyı açmaya zorladılar, Burhan direnince onu tartakladılar ve suratına yumruk attılar. O da kapıyı açmaya mecbur kaldı ve kapıyı açtı.”

KARNINA SİLAH DAYAYIP KORKUTMUŞLAR, SİLAHLARINI GÖSTERMİŞLER, MEHMET TATLICI DA YUMRUKLAMIŞ

“Beni içeri itmeye çalıştılar, Mehmet Tatlıcı isimli şahsın korumalarında bir tanesi belinden 9 mm. çapında siyah renkli bir tabanca çıkarttı ve benim karnımın sol tarafına silahı dayadı, diğer koruma da belindeki gümüş gri renkli silahı bana gösterdi. Ben de bağırıp yardım istedim, kaçmaya çalıştım. Mehmet Tatlıcı isimli şahıs önce benim yüzümü tırnakladı sonra suratıma iki kez yumruk attı.”

MEHMET TATLICI’NIN AVUKATI ALİ ARDA “BİZ MAFYAYIZ, SENİ ÖLDÜRÜRÜZ” DEMİŞ

“Daha sonra Ali arda isimli şahıs bana İngilizce olarak biz mafyayız seni öldürürüz dedi. Ben de bir fırsatını bulup oradan kaçtım ve önce polis merkezinize geldim. Daha sonra bir polis ekibi ile orayı kontrol etmek için tekrar döndük ve o şahıslar oradaydı ancak bana silah teşhiri yapan şahıs ile karnıma silah dayayan iki şahıs orada yoktu.”

FRANSIZ MİMARIN BİLGİAYARLARI, ÖZEL EŞYALARI VE PARALARI ÇALINMIŞ

“Daha sonra pasaportuma almak için ofiste kaldığım odaya girdiğimde kapının kilidinin çilingir ile açıldığını, kilidin değiştirilmiş olduğunu ve odamda bulunan İPad2 Tablet PC’min, Mac Pro marka bilgisayarımın, Leace marka kameramın, tabletimin altında zarf içinde duran kira bedelim olan 10.000 Amerikan Doları paramın, 5.700 Euro paramın da yerinde olmadığını, çalınmış olduğunu gördüm. Çalınan bilgisayarımın ve tabletimin içinde Başbakanlığa yapacağım ve daha önce Başbakan yardımcısı Belma Satır ile yaptığım toplantıya ilişkin notlar ve diplomatik belgeler bulunmaktadır.”

MEHMET TATLICI’NIN AVUKATI FRANSIZ MİMARI BİR KEZ DAHA TEHDİT ETMİŞ

Ben oradayken Ali Arda isimli şahıs bana yaklaştı ve oradaki olay tutanağını tanzim eden polislerin yanında İngilizce olarak nasıl bir tehlikenin içinde olduğumun farkında olmam gerektiğini söyledi, beni tehdit etti. Ben de bu şahsa kendisinin bir Avukat olduğunu, bu tarz konuşmalar yapmaması gerektiğini söyledim. Sonra bu şahıs bana tokat atmaya çalıştı ancak kendimi geri çekerek kurtuldum, polisler bu şahsı tuttu ve olay uzamadı.

Daha sonra merkezinize geldik, darp raporu almak için hastaneye gittim, beni darp eden, beni tehdit eden Mehmet Tatlıcı ve Ali Arda isimli şahıslardan, ayrıca bana silah çeken tanımadığım meçhul iki şahıstan ve paralarım ile birlikte elektronik eşyalarımı çalan şahıslardan davacı ve şikâyetçiyim, uzlaşmak istemiyorum dedi.”

Mehmet Tatlıcı, adamları ve avukatı Ali Arda tarafından bu şekilde tehdit ve darp edilen, parası ve eşyaları da çalınmış olan Fransız mimar Richard Israel Tuil’in Harbiye Polis Merkezi Amirliği’nde verdiği ifadenin tutanağında olay aynen yukarıdaki gibi anlatılmış.

MEHMET TATLICI, SEKRETERİ SERAP DURMUŞ İLE EVLİLİK DIŞI İLİŞKİ YAŞIYORMUŞ

Mehmet Tatlıcı’nın boşanmak istediği eşi Gizem Tatlıcı ise, yine Harbiye Polis Merkezi Amirliği’nde verdiği 18.11.2013 tarihli ifade tutanağında aynen şunları söylemiş:

“Mehmet Tatlıcı ile 24 senedir evliyim, evliliğimizden müşterek iki çocuğumuz bulunmaktadır. 2011 senesinde geçirdiğim bir trafik kazasından dolayı eşimin bana olan tutum ve davranışlarında bir değişiklik sezinledim. Bunun sonucunda eşim Mehmet Tatlıcı isimli şahsın yanında çalışan Serap Durmuş isimli kişi ile beraberliği olduğunu öğrendim.

MEHMET TATLICI, EŞİ GİZEM TATLICI’YI TEHDİT ETMİŞ

Ben bunu eşime söylediğim zaman bana her türlü zorluk çıkartacağını, boşanmak istesem bile kendisinden hiçbir şey alamayacağımı hatta üstü kapalı olarak hayatım ile ilgili tehditkar sözler sarf etti. Eşim ile aramızda hiçbir geçimsizlik olmadığı halde bir başka kadın yüzünden bu durumlara maruz kalıyorum.”

MEHMET TATLICI EVİ TERK ETMİŞ VE EŞİNE PARA VERMEYECEĞİNİ SÖYLEMİŞ

“Son olarak Ekim ayı başında evi terk etti ve kendisinden boşanmadığım takdirde bütün paraları keseceğini, tüm çalışanlara maaşlarını ödemeyeceğini ve çalışanların maaşının kendisinin verdiğini onlara her istediğini yaptırabileceğini söyledi.

MEHMET TATLICI ŞİRKETLE İLGİLENMEMİŞ VE EŞİ GİZEM TATLICI’YI YILDIRMAYA ÇALIŞMIŞ

Harbiye Mahallesi, Maçka Caddesi No: 29/2-6 sayılı adreste faaliyet gösteren TATART isimli şirketi iki yıl evvel sanatsal faaliyetlerde bulunmak için eşim ile birlikte açtık. Şirkette eşimin benden fazla hissesi olmasına rağmen o şirket açıldığı günden beri her gün o şirkette ben çalıştım, tüm sıkıntılarla ben ilgilendim. Bu süreçte eşim şirket ile hiç ilgilenmedi hatta sürekli beni yıldırma politikası uyguladı.”

MEHMET TATLICI, EŞİ GİZEM TATLICI’NIN OFİSİNE KALABALIK VE SİLAHLI BİR GRUPLA BASKIN YAPMIŞ

“18.11.2013 günü saat: 10:30 sıralarında beni boşanmaya zorlayabilmek, parasız bırakarak ve çirkin iftiralar atarak Türkiye’de bile olamayacaksın, seni buradan sürdüreceğim diyerek ofisime kalabalık bir grupla baskına gelerek, hissedarı ve ortağı olduğum şirkette yaklaşık bir aydır benim kalmasına müsaade ettiğim ve Türkiye’de kültür projeleri için bulunan Fransız Vatandaşı Richard Israel TUIL isimli şahsı darp ve tehdit ettiğini Doktora yaptığım Özel Işık Üniversitesi’ndeki dersimde telefon aracılığı ile öğrendim.”

“Hemen avukatım ile birlikte şirket ofisime geldim, ofis kapımın sonuna kadar açık olduğunu, içeride şirket ile hiç alakası olmayan insanların gezindiğini gördüm. O insanlara burada ne işiniz var diye sorduğumda; bizi Mehmet Tatlıcı bey gönderdi, artık onun talimatları ile bu ofiste kalacağız dediler. Bunun üzerine yaşanan olayın Polis Merkezi’ne intikal ettiğini öğrendim, ardından merkezinize geldim.”

PARK GÖREVLİSİ, ARABAYA BİLGİSAYARLARIN YÜKLENDİĞİNİ GÖRMÜŞ

“Polis Merkezi’nizde beklerken misafirim olan mağdur Richard Israel Tuil isimli şahsın pasaportunu almak için tekrar ofise gidildiğinde bu şahsın kaldığı odanın kilidinin değiştirilmiş olduğunu, kapısının açık olduğunu ve içeride misafirim olan Richard Israel Tuil isimli şahsa ait bilgisayar, cep telefonu ve tablet PC’nin odada olmadığını gördük. Daha sonra ofisten çıktığımda Maçka Caddesi üzerindeki görevli İspark sorumlusu Mahfuz Yılmaz isimli şahıs bana ‘hayırdır abla bir sorun mu var’ diye sordu. Ben de bir misafirimin bilgisayarlarının çalındığını söyledim. O da bana şirketten çıkan bazı adamların koyu renk bir arabaya bilgisayarlar yüklediğini gördüğünü söyledi.”

GİZEM TATLICI: “MEHMET TATLICI, BÜTÜN BUNLARI BİLİNÇLİ OLARAK BENİ SİNDİRMEK İÇİN YAPTI”

“Eşim Mehmet Tatlıcı benim her Pazartesi Işık Üniversitesi’nde dersim olduğunu bildiği için bugün böyle bir olay vuku buldu. Tüm bu olanlar bilinçli ve hesaplanarak yapılmıştır, ayrıca ileriyi düşünüp beni nafaka vermeksizin böyle suçlamalar konu etmek istemektedir. Ayrıca benim ofisimde çalışan üç kişi bulunmaktadır ancak bu olay ile ilgili daha önceden hiç tanımadığım ve şirketle resmi olarak hiçbir ilgisi bulunmayan kişileri olaya tanık göstermektedir. Tüm bunları bilinçli olarak beni sindirmek amacıyla yapan eşim Mehmet Tatlıcı isimli şahıstan davacı ve şikâyetçiyim.”

Gizem Tatlıcı’nın Harbiye Polis Merkezi Amirliği’nde verdiği ifade de aynen yukarıda anlatıldığı gibi. Ama başka resmi belgelerde açıklanan bilgilere göre Mehmet Tatlıcı’nın adamlarıyla birlikte yaptıkları bunlardan ibaret değilmiş:

KIZI ŞİKAYETÇİ OLMASIN DİYE ANNESİNİ TEHDİT ETMİŞ

Gizem Tatlıcı, 10.10.2013 tarihinde Beykoz Aile İçi Şiddet başvurusu ile ilgili verdiği ifadesinde ise, “O gün Mehmet Tatlıcı’nın eve adamları ile gelerek kendisini boşanma konusunda tehdit ettiğini, küfürler ve hakaretler savurduğunu, çocuklarının da bu duruma şahit olduğunu, korktuğu için polis çağırdığını, şikayetçi olmak için karakola gittiğinde annesinin aradığını, Mehmet Tatlıcı’nın annesini de tehdit ettiğini, annesinin hem bu tehdit hem de aile birliğinin kutsallığı yönünde şikayetçi olmaması için kendisine telkinde bulunduğunu, bu nedenle o tarihte kendisinin şikayetçi olmadığını” beyan etmektedir.

KAYIN VALİDESİ EVİNİ SATIP MEHMET TATLICI’YA PARA VERMİŞ, AMA BORCUNU GERİ ALAMAMIŞ

Gizem Tatlıcı’nın avukatları da Beykoz Aile Mahkemesine verdikleri dilekçede, “Mehmet Tatlıcı’nın geçmişte çok büyük ekonomik sıkıntılar yaşadığını, hiç parası yok ve borcu varken Gizem Tatlıcı’nın annesi Güniz Pamukçu’nun Acarkent ve Florya’daki taşınmazlarını satarak Mehmet Tatlıcı’ya nakden destek olduğunu, Mehmet Tatlıcı’nın Beylikdüzü’ndeki taşınmazını 22 milyon dolara satmış olmasına ve bu bedeli tahsil etmiş olmasına rağmen hala annesine olan borcunu ödemediğini ve sürekli annesini oyaladığını” beyan etmektedirler.

OTOMOBİLİN ÖNÜNÜ KESİP ÇOCUKLARI ALMIŞLAR

Gizem Tatlıcı, Beykoz Aile Mahkemesine verdiği dilekçede yine, “21.11.2013 tarihinde kendisinin sahip olduğu araçla şoför tarafından çocukları okula götürülürken, Mehmet Tatlıcı’nın Serap Durmuş ile beraber aracın önünü keserek araca el koyduklarını, çocukları Mehmet Tatlıcı’nın Acarkent C477’deki ofisine götürdüklerini, Mehmet Tatlıcı’nın kendisine hakaret ettiğini, darp ettiğini, bu nedenle koruma talep ettiğini, Mehmet Tatlıcı’dan darp ve hakaretten dolayı şikayetçi olduğunu” da beyan etmektedir.

Verilen beyanlar bu şekildedir… Silahlı baskın, adam yaralama, tehdit, evlilik dışı ilişki, ofiste çalışan Fransız mimarın çalınan bilgisayarları, eşyaları ve paraları…

Hepsi de resmi belgelere yansıdığı şekliyle aynen bu şekilde olmuş…

Mehmet Tatlıcı ile Gizem Tatlıcı arasındaki boşanma sürecinin bundan sonra hangi gelişmelere yol açacağı merak konusu olmaya devam edecek.

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top