Mehmet Tatlıcı Yine Çark Etti

mehmet-tatlici-yine-cark-etti.jpg

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden olma oğlu Mehmet Tatlıcı, yıllarca “depreme dayanıksız, ruhsatsız ve kaçak yapıdır” dediği Tat Towers’ın da aralarında bulunduğu gayrımenkulleri, şimdi de Mahkeme’ye sunduğu özel! raporlarla şişirmeye çalışıyor. Mehmet Tatlıcı’nın kendisiyle bile sürekli çelişen beyanları ve artık kamuoyunun malumu oyun ve manevraları aynen devam ediyor…

MEHMET TATLICI’NIN ANLAMSIZ “HUKUK MÜCADELESİ” VE HEDEFİNDEKİ İSİMLER

Mehmet Tatlıcı, rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatının hemen ardından, merhumun daha hastanede yaşam mücadelesi verdiği günlerden başlayarak planladığı sözde bir “hukuk mücadelesi” başlattı (Bkz. “Vefat Günü Sabaha Karşı 04:29’da Bankaya Gönderilen Faks” haberi).

Bu “hukuk mücadelesinin” hedefine de, rahmetli babasına hastalığında ve sağlığında tam 43 yıl hayat arkadaşı olmuş ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen merhumun en küçük oğlu ve kendisinin de baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’yı koydu (Bkz. “Mehmet Tatlıcı, Uğur ve Nurten Tatlıcı’dan Ne İstiyor?” ve “Yeni Senaryo, Yeni Aktörler, Yine Hüsran!” haberleri).

MEHMET TATLICI’NIN EN BÜYÜK ZAAFI: PARA HIRSI

Mehmet Tatlıcı’nın yıllardır bitmek bilmeyen para hırsıyla başlattığı bu sözde “hukuk mücadelesinin” temelini de, merhum babasının kendisine bıraktığı ve milyonlarca dolar ettiği söylenen miras payını az bularak daha fazlası peşinde koşması oluşturmaktadır (Bkz. “Baba Parası… Baba Sevgisi…” haberi)

MERHUM İŞADAMININ RESMİ VASİYETNAMESİNDEN MEMNUN KALMAYAN “HAYIRLI” EVLATLAR VE TORUNLAR…

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı, vefatından yıllar önce tanzim ettiği resmi vasiyetnamesinde, ilk evliliğinden olan üç oğlundan ikisini, Ahmet Tatlıcı ve Ali Tatlıcı’yı kendisini ölümle tehdit etmiş oldukları için mirasından ıskat etmiş; yine ilk evliliğinden olan Mehmet Tatlıcı’nın da mirasından saklı payı oranında yararlanmasını emretmişti. Merhum Mehmet Salih Tatlıcı, mirasının geri kalan kısmını ise, ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’ya bırakmıştı.

Merhum işadamının resmi vasiyetnamesinde emrettiği bu miras paylaşımı, hakkına düşen pay milyonlarca dolar olmasına rağmen Mehmet Tatlıcı’ya (ve aynı şekilde diğer mirasçılara) az geldi ve onlar da daha fazlasını elde edebilmek amacıyla yıllardır aralarında üniversite hocalarının da bulunduğu büyük bir avukat ordusunun desteğini de alarak işte bu meşhur sözde “hukuk mücadelesini” başlattılar…

YILLARDIR SÜRDÜRDÜKLERİ BU NAFİLE “HUKUK MÜCADELESİ” ADALETİN DUVARINA ÇARPTI VE ELDE ETTİKLERİ KOSKOCAMAN BİR “HİÇ” OLDU…

Başlattılar da ne oldu? Sonuç: Boşa geçen yıllar ve elde edilen koskocaman bir HİÇ

Mehmet Tatlıcı yıllardır -kim bilir ne kadar para ödediği- bu büyük avukat ordusunun desteğine ve üniversite hocalarının danışmanlığına rağmen, açtığı onlarca hukuk davasından ve yine bulunduğu onlarca asılsız ve mesnetsiz suç duyurusundan, tek birinden dahi istediği sonuca ulaşamadı. (Bkz. “Mehmet Tatlıcı’nın Avukat Koleksiyonu” ve “Güvendiği Dağlara Kar Yağdı” haberleri).

Aynı durum, diğer mirasçılar Ahmet Tatlıcı ve rahmetli Ali Tatlıcı’nın çocukları olan Salih Ziya Tatlıcı ve Bedriye Kamer Tatlıcı için de geçerliydi.

HUKUKU ESKİ KANUN HÜKÜMLERİYLE UYGULATMAYA ÇALIŞTILAR…

Mehmet Tatlıcı ve diğer mirasçılar, önce miras payının eski medeni kanun hükümlerine göre belirlenmesi için hukuku adeta geriye doğru işletmeye çalıştılar; ama karşısında hukukun adil kararlarını buldular. Örneğin, Mehmet Tatlıcı peşinde koştuğu 12/64 miras payı yerine, şimdi 6/64 pay ile yetinmek durumunda kaldı… (Bkz. “Yargıtay’dan Bir Hukuk Dersi Daha” haberi)

MERHUM BABALARININ RESMİ VASİYETNAMESİNİ İPTAL ETTİRMEYE ÇALIŞTILAR…

Bu hayırlı evlatlar ve torunlar, merhum Mehmet Salih Tatlıcı’nın sağlığında düzenlemiş olduğu resmi vasiyetnamesini iptal ettirmeye çalıştılar; burada da karşılarında ülkemizin adaletini buldular: Hukuk son sözü söyledi ve Mehmet Salih Tatlıcı’nın resmi vasiyetnamesinin geçerli olduğu kararı verildi… (Bkz. “Yargıtay, Vasiyetnamenin İptalini Reddetti” ve “Adalet Bir Kez Daha Yerini Buldu” haberleri)

MEHMET TATLICI, HEPSİ DE REDDEDİLEN HAKSIZ, HUKUKSUZ VE MESNETSİZ “SUÇ DUYURULARI ŞAMPİYONU” OLDU…

Mehmet Tatlıcı, büyük bir para hırsıyla sürdürdüğü bu anlamsız “hukuk mücadelesi” süresince, baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı ile merhum babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı hakkında, haksız-hukuksuz ve mesnetsiz iddialarla tam 13 suç duyurusunda bulundu; ama bütün bu akıl almaz suç duyurularının hepsi de, ülkemizin hakim ve savcıları tarafından yapılan inceleme ve ilgili dava süreçleri sonunda ya reddedildiler ya da takipsizlikle sonuçlandırıldılar… (Bkz. “Mehmet Tatlıcı Düzineyi Tamamladı” haberi)

MEHMET TATLICI’NIN ADALET’İN DUVARINA ÇARPAN “HUKUK MÜCADELESİ” PEK FAYDA ETMEDİ, DEVREYE YENİ OYUNLARINI SOKTU…

Büyük bir para hırsı ile sürdürdüğü bu anlamsız sözde “hukuk mücadelesinin” her aşamasında ülkemizin adalet duvarına çarpan Mehmet Tatlıcı, beklediği hiç bir sonuca ulaşamayınca şimdilerde yeni oyunlar peşine düştü:

Zira, merhum babasının vasiyetnamesini iptal ettiremedi, dolayısıyla miras payı, saklı payıyla sınırlı kalmış oldu; sonuçta mirastan 12/64 hisse beklerken, şimdi kendisine düşen miras payı yarı oranında azaldı: 6/64…

MEHMET TATLICI’NIN YENİ MANEVRALARI: DAHA ÖNCEDEN “KAÇAKTIR, DEPREME DAYANIKSIZDIR, GECEKONDUDUR” DEDİĞİ GAYRIMENKULLERİN DEĞERİ NASIL “ŞİŞİRİLİR”?

Bu yüzden, Mehmet Tatlıcı’nın yeni oyununun temel çıkış noktası da (artık merhum babasının mirasından sadece saklı payı oranında yararlanabilecek olması dolayısıyla), “ne yapayım da mirasa konu olan gayrımenkullerin değerini daha yüksek göstereyim ve böylelikle cebime de daha fazla para girsin” oldu.

İşte bu amaçla da Mehmet Tatlıcı, Tenkis davasının görülmekte olduğu İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne sunduğu beyan ve ilişiğindeki “raporlarda” mirasa konu gayrımenkullerin “kendi kafasına” göre, sözde “gerçek! değerlerini” sundu.

Bu beyanlara ve ilişiğindeki “raporlara” bakıldığında hemen göze çarpan husus ise, Mehmet Tatlıcı’nın yıllardır depreme dayanıksız, ruhsatsız ve kaçak yapıdır dediği (bkz. “Mahkemeye Sunulan Tutarsız ve Çelişkili Beyanlar” ; “Mehmet Tatlıcı Oyununu Nasıl Oynuyor?” ve “Tat Towers’ın Dış Cephesine Neden Reklam Alınamıyor?” haberleri) TAT TOWERS‘ın da aralarında bulunduğu, üstelik mülkiyeti kendine bile ait olmayan gayrımenkullerin değerini olduğundan daha yüksek göstermeye çalışması olmakta…

Mehmet Tatlıcı, büyük bir para hırsı ve merhum babasının geride bıraktığı ailesine karşı da büyük bir kin ve nefretle sürdürdüğü bütün bu anlamsız “hukuk mücadelesi” sürecinde, atıl kalması için sürekli kendisiyle bile çelişen beyanlarıyla kötülediği Tat Towers’ı, şimdi de olduğundan daha değerli göstermeye çalışmakta:

Mehmet Tatlıcı, mahkemeye sunduğu özel! raporda, Tat Towers için belirlediğiniz değer, babamın ölüm tarihindeki 403.155.000 liradan, 2.008.363.636 liraya çıkmıştır, şimdi Tat Towers’ın değerini bu şekilde belirleyin” mesajı veriyor…

MEHMET TATLICI, PARA HIRSINDAN MERHUM BABASININ VEFAT TARİHİNİ BİLE UNUTMUŞ…

Bu “hayırlı” evlat Mehmet Tatlıcı, gözünü bürüyen para hırsından dolayı, bugün sahip olduğu her şeyi borçlu olduğu merhum babasının 22 Şubat 2009 olan vefat tarihini bile hatırlayamamış ve mahkemeye sunduğu bu özel! raporlarda merhum babasının vefat tarihi defalarca 27 Şubat 2009 olarak yazılmış…

İşte Mehmet Tatlıcı, bugün sahip olduğu bir eli yağda, bir eli balda lüks yaşamı kendisine sunmuş olan merhum babasının vefat tarihini bile doğru yazamayacak duruma gelmiş hayırlı bir evlattır. Ama içindeki bu para hırsından dolayı da, hala merhum babasının geride bıraktığı mirastan daha fazla ne koparırım telaşı içinde “nafile hedefler” peşinde koşmaya devam etmektedir…

Mantığı da hep aynı: “YA TUTARSA?”

Ancak Mehmet Tatlıcı’nın, “Ya tutarsa” mantığıyla attığı başka adımlar da var:

MEHMET TATLICI, HAKKINDA YIKIM KARARI VERİLMİŞ BİNALARIN DEĞERİNİ BİLE YÜKSEK GÖSTERMEYE ÇALIŞIYOR…

Mahkemeye sunduğu beyanlar ve ilişiğindeki düzmece raporlarda, örneğin Şişli Belediye Başkanlığı tarafından hakkında yıkım kararı verilmiş olan ve Şişli’de yer alan gayrımenkullerin bile değerini şişirmeye çalıştığı net olarak gözükmekte…

MEHMET TATLICI, KENDİSİNE AİT OLMAYAN MALIN-MÜLKÜN DEĞERİNİ BİLE “ŞİŞİRMEYE” ÇALIŞIYOR…

Mehmet Tatlıcı, merhum babasının vefat tarihini bile hatırlayamadığı ama para hırsıyla ve “ya tutarsa” mantığıyla hazırlattığı bu özel! raporlarda ayrıca, mülkiyeti kendine ait olmayan, esas mülk sahibi olarak merhum babasının ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile (babasının ikinci eşinden dünyaya gelen) baba bir kardeşi Uğur Tatlıcı’nın isminin yer aldığı gayrımenkullerin bile değerini şişirmekten kaçınmamış…

Daha fazla para kazanma hedefine ulaşmak için de, işte bu “özel” raporları alıp, İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği’ne sunmuş…

ÖFKESİNİN UCUNUN CEBİNE DOKUNACAĞINI FARK EDİNCE BİRDEN “ÇARK ETTİ”

Para hırsının ve merhum babasının geride bıraktığı ailesine karşı öfkesinin gözünü kararttığı Mehmet Tatlıcı, baktı ki sözde “hukuk mücadelesinde” istediği hiçbir sonuca ulaşamıyor, bu yüzden şimdilerde “öfkesinin ucu cebine dokununca” işte bu yüzden birden “çark ederek” mirasa dahil olan-olmayan tüm gayrımenkullerin değerini “özel” raporlarla şişirmeye çalışıyor…

Ne için? Bu gayrımenkuller ne kadar yüksek bedelle “elden çıkarılırsa”, cebine de o oranda daha fazla para girsin diye…

Merhum babasının vefat tarihini bile unutacak noktaya gelmiş bu “hayırlı” evladın attığı bu ibretlik adımların resmi belgeleri, haberimizin ilişiğinde okurlarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

MİLYARLIK MAL VARLIĞI RAPORUNA, ADI SANI DUYULMAMIŞ KİŞİLERİN İMZASI

Vasiyetnamenin iptali ve Vasiyetnamenin tenfizi davalarında uğradığı hüsrandan sonra bir anda çark eden Mehmet Tatlıcı‘nın bu çok özel! “ekspertiz” raporunda, acaba neden ülkemizde gayrimenkul ekspertizliği konusunda tanınmış kurumsal firmaların imzası değil de, isimleri el yazısıyla yazılmış adı sanı duyulmamış üç kişinin imzası bulunmaktadır?

Bu “özel!” raporun altında imzası bulunan kişiler, bugüne kadar bu ölçekte kaç ekspertiz raporu hazırlamışlar ve bu raporları hangi mercilere sunmuşlardır?

Ayrıca belirtmek isteriz ki, raporun altında imzası bulunan kişilerden biri için (Eda Kırlangıç) herhangi bir ünvan dahi belirtilmemiştir.

Mehmet Tatlıcı’nın Amerika’daki mahkemeleri yanıltmak için başvurduğu hileli tercüme manevralarına hep beraber şahit olmuştuk. (Bkz. “Mehmet Tatlıcı’nın Yeni Amerika Manevraları” haberi.)

Umarız bu raporun altında imzası bulunan kişiler bu ölçekte bir gayrımenkul ekspertizliği yapabilmek için gerekli bilgi, beceri ve tecrübeye sahiptirler…

Bu yöndeki gelişmeleri okurlarımızla ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top