Mehmet Tatlıcı Yine Kaybetti…

mehmet-tatlici-yine-kaybetti.jpg

Mehmet Tatlıcı, rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın 22 Şubat 2009 tarihindeki vefatından beri, aslında çok önceden planlayarak “uygulamaya koyduğu” anlamsız bir hukuk mücadelesi vermekte, ama emrindeki “avukat ordusu” ve hukuk profesörlerine rağmen bütün davalarını da bir bir kaybetmeye devam etmektedir.

Son olarak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı, Mehmet Tatlıcı’nın merhum babasının kendisine bıraktığı miras payını beğenmeyerek daha fazlasını elde etme amacıyla yaptığı itiraz talebini de reddetti. Böylece Mehmet Tatlıcı’nın “ya tutarsa” kafasıyla sürdürmeye devam ettiği “arayışları” bir kez daha hukuk duvarına çarpmış oldu…

MEHMET TATLICI NEDEN KAYBETMEYE DOYMUYOR?

Mehmet Tatlıcı, gerçekten de kaybetmeye doymuyor. Babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın kendisine milyonlarca dolar ettiği söylenen bir miras payı bırakmasına rağmen, hep daha fazlası peşinde koştu durdu…

Üstelik, Mehmet Tatlıcı bugün sahip olduğu lüks içindeki yaşamını sadece ve sadece tamamen rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın kendisine bıraktıklarına borçludur.

Ama zaman içinde yaşananların çok net bir şekilde gösterdiği bir gerçek daha vardır ki, o da Mehmet Tatlıcı’nın çok önemli bir zaafı vardır ve o da Mehmet Tatlıcı’nın içindeki büyük para hırsı ve kendi ailesine karşı duyduğu kin ve nefrettir.

Bu yüzden rahmetli babasının kendisine bıraktığı ve milyonlarca dolar ettiği söylenen miras payı Mehmet Tatlıcı’ya yeterli gelmemiş olacak ki, yıllar içinde açtığı onlarca dava ile hem rahmetli babasının vasiyetnamesini iptal ettirmeye, hem de merhumun mirasından daha fazla pay elde etmeye çalıştı durdu.

HAYIRSEVER İŞADAMI MEHMET SALİH TATLICI VE VASİYETNAMESİ

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı, adeta sıfırdan başladığı iş hayatında azmi, sabrı ve çalışkanlığıyla büyük başarılara imza atmış hayırsever bir insandı.

22 Şubat 2009’daki vefatının ardından geride hatırı sayılır da bir servet bırakmıştı. Merhum işadamı, vefatından 15 yıl önce, 2 Ağustos 1994 tarihinde düzenlediği resmi vasiyetnamesinde de mirasının nasıl paylaştırılması gerektiğini çok açık ve net bir şekilde beyan etmişti.

Vasiyetnameye göre, Mehmet Salih Tatlıcı, ilk evliliğinden olan çocukları Ali ve Ahmet Tatlıcı’yı kendisini ve ikinci eşini ölümle tehdit ettikleri gerekçesiyle mirasından ıskat etmiş (mahrum bırakmış); yine bu evlilikten olan diğer oğlu Mehmet Tatlıcı’nın da mirasından sadece saklı payı oranında yararlanmasını istemiş ve vasiyetnamesinde, ayrıca bu üç oğlundan olan torunlarının da yine mirastan saklı payları oranında yararlanmalarını beyan etmişti.

Merhum işadamı, vefatının ardından ortaya çıkan bu vasiyetnamesinde, ikinci eşi Nurten Tatlıcı ile bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı’ya da mirasının geri kalanını bırakmıştı.

VASİYETNAMEDEN VE MİRAS PAYLAŞIMINDAN MEMNUN KALMAYAN “HAYIRLI” EVLATLAR VE TORUNLAR

Hal böyleyken, Mehmet Tatlıcı rahmetli babasının vasiyetnamesindeki bu miras paylaşımından “memnun olmadı” ve vasiyetnamenin iptali ve miras payının yeniden belirlenmesi için davalar açtı. Buna Mehmet Salih Tatlıcı’nın yine ilk evliliğinden oğlu Ahmet Tatlıcı ile daha önce vefat eden diğer oğlu Ali Tatlıcı’dan olan torunları Salih Ziya Tatlıcı ve Bedriye Kamer Tatlıcı da dahil oldu.

SAHNEYE KOYDUKLARI İSE TAM BİR “HUKUK KOMEDİSİ” İDİ…

Babalarının/dedelerinin vasiyetnamesinde belirttiği hususlardan ve miras paylaşımından memnun kalmayarak davalar açan bu hayırlı evlat ve torunlar, kanunları ve hukukun gerektirdiği kuralları akla zarar hamlelerle geriye doğru işletmeye çalıştılar… Bütün bu hukuki süreçte de, kendi kafalarınca “olumlu” bir sonuç elde etmeyi umdukları bir “hukuk komedisi” içinde yıllarca anlamsızca debelenip durdular, ama bekledikleri hiçbir sonuca da ulaşamadılar.

Çünkü ortada gerçekten hukuk tarihine geçecek bir “hukuk komedisi” vardı ve bu hayırlı evlatlar/torunlar da adeta bir hayal aleminde yaşayarak bu hukuk komedisinden medet ummaya devam ediyorlardı…

NEYDİ BU HUKUK KOMEDİSİ?

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı, eski Medenî Kanunumuzun yürürlükte olduğu bir sırada (02.08.1994 tarihinde) vasiyetname yapmış, ancak 01.01.2002 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 4721 sayılı yeni Medenî Kanunumuzun geçerli olduğu 22.02.2009 tarihinde vefat etmişti.

Açtıkları davada ilginç bir iddiası vardı Mehmet Tatlıcı ile diğer hayırlı evlat ve torunların:

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın vasiyetnamesindeki şartları  vasiyetnamenin yazıldığı tarihte geçerli olan eski medeni kanuna göre yerine getirilmeliydi… Böylelikle mirastan daha fazla pay alacaklardı…

Umutları buydu…

Çok İlginçtir, davaya bakan İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği de Eylül 2012’de tam da bu yönde bir karar vermişti.

Oysa Hukuk Fakültesi 1. sınıflarında okutulan ders kitaplarında bile ülkemizde vasiyetnamelerin vefat tarihinde geçerli olan kanun hükümlerine göre yerine getirilebileceği yazıyordu.

ESKİ KANUN MU? YENİ KANUN MU?

Yürürlükte olan yeni Medeni Kanunumuzun yürürlüğü ve uygulama şeklini ortaya koyan 4722 sayılı kanun da aslında bu durumu 17. Maddesi’nde çok net olarak açıklamaktaydı:

“Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.”

Bu durumda Mehmet Salih Tatlıcı’nın vasiyetnamesindeki arzuları, yeni medeni kanunumuza göre uygulanmalıydı, eskisine göre değil…

Zaten de Yargıtay bu yönde bir karar verdi ve İstanbul 20 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını bozdu.

İSTANBUL 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DE MEHMET TATLICI ALEYHİNE KARAR VERDİ

Yargıtay’ın bozma kararından sonra ilgili dosya tekrar İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne geldi ve mahkeme de bu son gelişmelerden sonra dosyayı yeniden değerlendirerek 16 Haziran 2014 tarihinde verdiği kararla Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın mirasından alacağı payın ½ değil, ¾ olmasına hükmetti.

Mahkeme böylece ilk kararından vazgeçerek rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın vasiyetnamesindeki şartların vefat tarihindeki yeni medeni kanunumuza göre yerine getirilmesine hükmetmiş oldu.

Sonuçta Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli babasının mirasından yeni medeni kanuna göre alacağı pay da doğal olarak ½ oranında kaldı.

Halbuki Mehmet Tatlıcı “ya tutarsa” kafasıyla kanunları geriye doğru işletmeyi umarak mirastan ½ değil de, ¾ almaya çalışmıştı..

Ama ülkemizde hukukun gereği yerine getirildi ve Mehmet Tatlıcı’nın “ya tutarsa” kafasıyla oynamaya çalıştığı bu “hukuk komedisi” böylece Yargıtay kararıyla bozulmuştu…

MEHMET TATLICI’NIN İNADI İNAT…

Ama Mehmet Tatlıcı, hukukun emrettiği bütün bu kararlara karşı “yılmadan” nafile hukuk mücadelesine devam etti ve İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği bu son karara da itiraz ederek konuyu Yargıtay’a taşıdı.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de 21 Aralık 2015 tarihli kararıyla Mehmet Tatlıcı’nın tüm itirazlarını reddetti ve böylece Mehmet Tatlıcı’nın “ya tutarsa” kafasıyla sürdürmeye devam ettiği bu hukuk komedisine de son noktayı koymuş oldu…

BÖYLECE MEHMET TATLICI BİR KEZ DAHA HÜSRANA UĞRADI…

Bu son Yargıtay kararıyla Mehmet Tatlıcı, anlamsız hukuk mücadelesinde bir kez daha kaybetmiş oldu. Mirastan almayı umduğu oran artık ¾ değil de ½ olacak.

Mehmet Tatlıcı daha önce de rahmetli babasının resmi vasiyetnamesini daha fazla miras payı alma umuduyla iptal ettirmeye çalışmış, ama orada da kaybetmişti.

MEHMET TATLICI ARTIK HER SEFERINDE HUKUK DUVARINA ÇARPAN BU KOMEDİYE DEVAM EDECEK Mİ?

Ancak rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatından beri neredeyse 7 yıldır devam eden bu hukuk komedisi, Mehmet Tatlıcı’nın para hırsından ve ailesine duyduğu kin ve nefretten dolayı durmayacak gibi görünüyor.

Bakalım Mehmet Tatlıcı, rahmetli babasının mirasından daha fazla para elde etme uğruna emrindeki “avukat ordusu” ve hukuk danışmanlarının yardımıyla başka hangi “hukuk cambazlıklarına” girecek…

Gelişmeleri okurlarımız ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz…

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top