Mehmet Tatlıcı’dan 3 Avukat Azli Daha!

mehmet-tatlici-avukat-azli.jpg

Mehmet Tatlıcı’ya avukat dayanmıyor. Şimdiye kadar yerli-yabancı avukatlarının sayısı 30’a dayandı; buna her geçen gün yenileri ekleniyor, ama Mehmet Tatlıcı’yı kimse nedense memnun edemiyor. Mehmet Tatlıcı bir yandan da avukatlarını ve üniversite hocası hukuk danışmanlarını azledip duruyor…

Haber merkezimizin yaptığı araştırmaya göre, Mehmet Tatlıcı son olarak, bir süredir birlikte çalıştığı avukat Ayfer Bayer, Noyan Orcan ve NT Marka ve Yönetim Danışmanlığı Ltd. Şti. ile ilişkilerini sonlandırma amacıyla noterden yeni bir ihbarname çıkarttı…

Acaba burada sorun Mehmet Tatlıcı’da mı, yoksa toplamı 30’a dayanan birer ikişer azletmeye devam ettiği avukatlarında mı?

Bugünkü haber yorumumuzda Mehmet Tatıcı’nın avukatlarıyla neden sorunlar yaşadığını anlamaya ve açıklamaya çalışırken, Mehmet Tatlıcı’nın rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı’nın vefatından beri sürdürdüğü ve temelinde büyük bir para hırsının yattığı anlamsız bir hukuk mücadelesi içinde yaptıkları; emrindeki avukat ve hukuk danışmanı ordusuna rağmen amaçladığı hiçbir hukuki sonuca ulaşamadığı gibi, tüm bu hukuk cambazlıklarının hiçbirinin nasıl yanına kar kalmadığını ve bütün bu oyunları oynarken hem kendini, hem de ailesini nasıl yıprattığının öyküsünü değerlendireceğiz…

TÜM AİLE FERTLERİNE ADETA SAVAŞ AÇMIS İBRETLİK BİR İNSAN: MEHMET TATLICI…

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinde dünyaya gelen üç oğlundan biri olan Mehmet Tatlıcı bugün sahip olduğu tüm zenginliği ve lüks içindeki yaşamı sadece ve sadece merhum babasının kendisine bıraktıklarına borçludur.

Mehmet Tatlıcı, merhum babasının kendisine resmi vasiyetnamesiyle bıraktığı ve milyonlarca doları bulduğu söylenen miras payından memnun kalmayarak, babasının vasiyetnamesinin iptali ve mirastan daha fazla para alma hırsıyla dava üstüne dava açmıştır; masum insanları ve kendi aile fertlerini mahkum ettirebilmek amacıyla onlarca asılsız ve hukuksuz suç duyurularında bulunmuştur Mehmet Tatlıcı…

Mehmet Tatlıcı’nın özellikle kendi aile fertlerini de hedef alan bu dava açma  ve suç duyurusunda bulunma takıntısı, rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın 22 Şubat 2009’daki vefatından beri aralıksız olarak devam etmektedir.

Mehmet Tatlıcı, büyük bir para hırsının yanında, nedense kendisiyle aynı soyadını taşıyan aile fertlerine bile duyduğu büyük bir kin ve nefretin körüklediği “motivasyonla” neredeyse 7 yıldır bu anlamsız “hukuk mücadelesi” içinde aslında hedeflediği hiçbir sonuca da ulaşamamıştır ve her seferinde ülkemizin hukuk sistemi içinde yenilgiye uğramıştır… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Adalet Bir Kez Daha Yerini Buldu” ve “Yargıtay Vasiyetnamenin İptalini Reddetti” haberleri).

Bu süreçte, başta rahmetli babası, kardeşi, babasının ikinci eşi, kendi öz annesi, yeğenleri yanında özellikle kendi 25 yıllık eşi ve çocukları da dahil, çevresinde kim varsa hepsiyle sorunlar yaşayan ve mahkemelik olmayı bizzat kendi açtığı davalarla “tercih eden”; bütün bu aile fertlerini haksız, hukuksuz ve mesnetsiz iddialarla savcılıklara, mahkemelere şikayet edip duran ibretlik bir insandır Mehmet Tatlıcı… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Bu Nasıl Bir Baba?” haberi).

Ama hiçbirinde de istediği sonuca ulaşamadı, hep kaybetti Mehmet Tatlıcı… Kaybetmeye de devam ediyor; ama kaybetmeye de bir türlü doymuyor Mehmet Tatlıcı… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı kaybetmeye doymuyor” ve “Mehmet Tatlıcı Düzineyi Tamamladı” haberleri).

Bu anlamsız hukuk mücadelesi içinde onlarca avukat ve aralarında üniversitelerin hukuk fakültelerinde görevli profesörlerin de bulunduğu hukuk danışmanlarından da destek aldı Mehmet Tatlıcı; adeta büyük bir “avukat ordusu” kurdu…

Ama onlarla da bir türlü geçinemedi; sayıları 30’a dayanan bu avukat ve danışmaların bir kısmı kendileri bıraktı Mehmet Tatlıcı’ya avukatlık yapmayı, bir kısmını da Mehmet Tatlıcı azletti ve halen de azletmeye devam ediyor… (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı’ya Avukat Dayanmıyor” ve “Avukat Koleksiyonunu Geliştiriyor” haberleri).

MEHMET TATLICI’NIN KENDİ AVUKATLARIYLA ALIP VEREMEDİĞİ NE?

Anlaşılan o ki, Mehmet Tatlıcı’nın sadece kendi ailesiyle değil avukatlarıyla da sorunları var. Gelişmeler bu gerçeğe işaret ediyor:

Son olarak henüz bir yıl bile çalışmadığı avukat Ayfer Bayer, Noyan Orcan ve NT Marka ve Yönetim Danışmanlığı Limited Şirketi’ye ilişkisini sonlandırma kararı aldı Mehmet Tatlıcı…

Şimdi Mehmet Tatlıcı’nın neden bütün bu avukat ve danışmanlarıyla bir türlü geçinemediğini ve bu insanlarla Mehmet Tatlıcı arasında nasıl bir bağ olduğunu ve Mehmet Tatlıcı’nın kimlerle “dans ettiğini” haber merkezimizin yaptığı araştırma ışığında kısaca değerlendirelim…

MEHMET TATLICI’NIN AZLETTİĞİ SON AVUKAT VE DANIŞMANLAR KİMLER?

Mehmet Tatlıcı ve sekreteri Serap Durmuş, 7 Mayıs 2015 tarihinde İstanbul 29 Noterliği’nde bir ihtarname hazırlatıyor. İhtarnamenin muhatapları, kendileriyle henüz 8 ay önce anlaşma yapılarak çalışmaya başlamış oldukları Ayfer Bayer, Noyan Orcan ve NT Marka ve Yönetim Danışmanlığı Limited Şirketi

Bu ihbarnameyi hazırlatan tarafta ise keşideci şahıs olarak Mehmet Tatlıcı’nın adıyla birlikte Mehmet Tatlıcı’nın sekreteri Serap Durmuş’un da adı geçmektedir. Aynı belgede keşideci tarafta kurumsal olarak da, Mehmet Tatlıcı’nın temsile yetkili görüldüğü Tat Art Sanat ve Araştırma Merkezi ile Tatlıcı Gayrimenkul Geliştirme Yatırım A.Ş. adları geçmektedir.

MEHMET TATLICI KİMLERLE “DANS EDİYOR”?

Burada azledilen avukat Ayfer Bayer’in adı bize yabancı gelmedi. Mehmet Tatlıcı’nın avukatı olarak kendisini temsil eden Ayfer Bayer’in adı, kamuoyunda ve medyada Adnan Hocacılar ismiyle bilinen cemaatin lideri Adnan Oktar’ın avukatı olarak kayıtlara geçmişti. Avukat Ayfer Bayer, Adnan Oktar hakkında açılan davalarda kendisini savunmuştu.

Yine bu ihbarnamede muhatap alınan Noyan Orcan adı da dikkatimizi çekti. Noyan Orcan da Adnan Hocacılar olarak bilinen cemaatin bir üyesi olduğu gerekçesiyle, bu grup aleyhinde açılan bir davada sanıklar arasında adı geçen bir şahıstı. Haber merkezimizin yaptığı araştırmaya göre, Mehmet Tatlıcı ve sekreteri Serap Durmuş’un daha önce yapılan bir iş anlaşmasını sonlandırma kararı aldıkları NT Marka ve Yönetim Danışmanlığı Limited Şirketi de, yine bu ihbarnamede adı geçen Noyan Orcan’ın şirketi olarak gözükmektedir…

MEHMET TATLICI İLE ADNAN HOCACILAR GRUBU ARASINDA NASIL BİR İLİŞKİ VAR?

Haber merkezimizin yaptığı araştırmanın ortaya çıkardığı bu bilgiler insanın aklına doğal olarak şu soruları getiriyor:

  • Mehmet Tatlıcı ile Adnan Hocacılar olarak bilinen grup arasında nasıl bir bağ, nasıl bir ilişki vardır?
  • İnternet’te yapılacak basit bir aramada bile avukat Ayfer Bayer’in Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar’ın avukatlığını yaptığı öğrenilebilecekken; yine Noyan Orcan’ın adının Adnan Hoca grubu aleyhine açılmış bir davada sanık sıfatıyla yer aldığı sadece adli kayıtlara değil, gazete haberlerine de geçmişken, Mehmet Tatlıcı gibi “doktora” bile yapmış aklı başında bir işadamının bütün bu gerçekleri bilmemesi pek mümkün görünmemektedir…
  • Mehmet Tatlıcı, Adnan Hoca grubuna yakın veya bu grubun bizzat içinde yer aldığı iddia edilen bu şahıslarla ne amaçla ve neleri hesaplayarak iş ilişkisine girdi ve sonra ne oldu da bu ilişkiyi bitirme kararı aldı?…

MEHMET TATLICI’YA “VAAT EDİLEN” HUKUK PROFESÖRLERİ KİMLERDİ? BU PROFESÖRLERİN ADI NEDEN İHTARNAMEDE YER ALIYOR?

Haber merkezimizin ulaştığı bilgilerde bir başka önemli husus daha dikkatimizi çekti…

Bu ihbarnamede bazı hukuk profesörlerinin de adı geçmektedir. Mehmet Tatlıcı ile avukat Ayfer Bayer ve Noyan Orcan arasında 3 Eylül 2014 tarihinde yapılan danışmanlık ve avukatlık ücret sözleşmesinde, bazı dava dosyalarının takip edileceği bildirilen üniversite hocaları arasında Prof. Dr. Hüseyin Ateş ile Prof. Dr. Caner Yenidünya’nın isimlerinin yer alması söz konusu olmuş.

Ancak bu hocaların Mehmet Tatlıcı’nın büyük bir para hırsı ile yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesi içindeki davalardan örneğin Tenkis davasına hiç girmediği, bu dava sürecine hiç dahil edilmediği de iddia edilmektedir.

Burada ilginç olan bir başka konu da, Mehmet Tatlıcı ile avukat Ayfer Bayer ve danışman Noyan Orcan arasında yapılan anlaşmada hiçbir imzaları olmamasına rağmen Prof. Dr. Hüseyin Altaş ve Prof. Dr. Caner Yenidünya’nın adlarının bu şekilde geçmesi; aslında taraf olmadıkları ve altında imzaları olmayan bir sözleşme nedeniyle adeta suçlanmalarıdır…

Bu da yine aklımıza bazı soruları getirmektedir:

  • Bu üniversite hocalarına altında imzaları bile olmayan bir sözleşme ile nasıl bir taahhüt verilmiştir?
  • Kamuoyunun tanıdığı ve saygın isimleri olan bu profesörler burada nasıl olup da bu şekilde haklarında olumsuz bir imaj oluşturacak şekilde anılabilmektedirler?
  • Taraf bile olmadıkları bir sözleşme nedeniyle, davalara girmedikleri, davaları takip etmedikleri gibi bir sonuç çıkarılacak bu ifadelerle, bu profesörlerin adları, nasıl olup da bu şekilde Mehmet Tatlıcı ile sekreteri Serap Durmuş’un hazırladığı bu ihtarnameye dahil edilebilmektedir?
  • Ayrıca bu hocalar acaba neden Mehmet Tatlıcı’nın davalarına girmek istemediler? Örneğin Prof. Dr. Hüseyin Altaş’ın avukatlık bürosunda çalışan avukatlardan Durmuş Ceylan neden Mehmet Tatlıcı’nın çok önem verdiği Tenkis davası öncesi vekaletten istifa etmiştir?

Bütün bu soruların cevapları kamuoyunun merak ettiği konulara açıklık getirecektir…

SORUN MEHMET TATLICI’DAN MI KAYNAKLANIYOR?

Mehmet Tatlıcı ile avukatları ve danışmanları arasındaki ilişki biçimleri yanında, bu hukuki süreçte Mehmet Tatlıcı’nın nasıl olup da toplamı 30’a dayanan bütün bu hukukçularla bir türlü geçinemediği, sürekli sorunlar yaşamaya devam ettiği de bir başka gerçektir.

Mehmet Tatlıcı ortaya saçma sapan nedenler koyup, avukatlarını azlederken bunları ileride avukatları tarafından dava edilirse VEKALET ÜCRETİ ÖDEMEMEK İÇİN Mİ yapmaktadır? Yoksa, AVUKATLARINI BİR SÜRE KULLANIP sonra da türlü bahanelerle kendinden uzaklaştırmak için mi yapmaktadır? Öte yandan neden Mehmet Tatlıcı’nın bazı avukatları da kendisiyle çalışmaktan vaz geçmektedirler?

Burada sorun Mehmet Tatlıcı’dan mı, yoksa avukat ve hukuk danışmanlarından mı kaynaklanıyor, bunun takdirini kamuoyuna ve değerli okurlarımıza bırakıyoruz ve Mehmet Tatlıcı’nın bir başka çelişkisini açıklıyoruz:

MEHMET TATLICI’NIN GERÇEK ADRESİ NERESİ? ROMANYA MI, ISTANBUL MU?

Haber merkezimizin bu konuyla ilgili araştırmaları başka bir soruyu da gündeme getirmektedir:

Mehmet Tatlıcı, İstanbul 29 Noterliği’nde hazırlattığı ihbarnamede adres olarak İstanbul’u göstermiştir: Acarlar Mah. Fatih Sultan Mehmet Cad. No: 23 İç Kapı No: 1 Beykoz-İstanbul, adresi Mehmet Tatlıcı’nın adresi olarak görünmektedir bu ihbarnamede…

Ancak Mehmet Tatlıcı, daha önce bizzat kendi eliyle verdiği ve resmi Mahkeme dosyalarına da giren beyanlarında ikamet adresi olarak Romanya’yı da göstermekteydi: Mitropolit Filaret 30 Sector 4, 040503 Bükreş/ROMANYA (Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bakınız: “Mehmet Tatlıcı Romanya’da mı?” haberi).

MEHMET TATLICI BİR ORADA, BİR BURADA…

Mehmet Tatlıcı’nın gerçek adresinin neresi olduğunu ancak kendisi bilmektedir. Canı istediğinde İstanbul, canı istediği zaman Romanya yada ülkemizin veya dünyanın başka bir köşesi…

Yıllardır “ya tutarsa” kafasıyla sürdürdüğü bu anlamsız “hukuk mücadelesi” içinde, merhum babası da dahil tüm ailesiyle kavgalı olan, tüm çevresiyle sorunlar yaşayan bu ibretlik insanın resmi belgelere bizzat kendi eliyle yazdığı adresleri de işte böylesine çelişkili…

Tüm bunların takdirini kamuoyuna ve okurlarımıza bırakıyoruz.

Mehmet Tatlıcı’nın yaklaşık 7 yıldır artık tam da bir hukuk komedisine dönen “hukuk mücadelesi”, yukarıdaki haberin linklerinde ve Tatlıcı Gerçekleri haber sitesinde hepsi de resmi belgelere ve gerçeklere dayanan kanıtlarıyla birlikte kamuoyunun ve okurlarımızın bilgisine sunulmuştur…

Gelişmeleri, tüm kanıtlarıyla birlikte açıklamaya devam edeceğiz…

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top