Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın Talihsizliği

mehmet-salih-tatlici-talihsizlig-manset.jpg

Mehmet Salih Tatlıcı, aramızdan ayrılalı çok uzun bir zaman olmadı, ancak geride bıraktığı mirası ilk ve ikinci evliliğinden olan çocukları arasında sorun oldu. Dört milyar dolar ettiği iddia edilen bu büyük miras, rahmetli babalarının anısına büyük bir saygısızlık olarak bir türlü paylaşılamadığı gibi açılan davalar ve yapılan suç duyurularıyla medyaya da malzeme olmaya başladı.

Peki ne zaman anlaşacak bu hepsi de iyi eğitim almış, bu yüzden kafalarının iyi çalışması beklenen ve de baba parasıyla kurularak kendilerine verilen şirketler sayesinde hepsi de bir anda “başarılı işadamı” olmuş bu pek hayırlı evlatlar?

DİYARBAKIR’DAN İSTANBUL’A UZANAN BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ

Mehmet Salih Tatlıcı, sıfırdan başladığı iş hayatında azmi, sabrı ve çalışkanlığıyla başarı merdivenlerini birer birer tırmanarak dünyanın en varlıklı işadamlarından biri olmuştu. Bu başarı öyküsüyle birlikte maalesef ilerleyen yıllarda yakalandığı amansız hastalığa yenik düşerek aramızdan 22 Şubat 2009 tarihinde ayrılmış, tüm evlatlarına da aralarında Türkiye’nin ve Dünya’nın farklı yerlerindeki gayrimenkuller ve paha biçilmez sanat eserlerinin bulunduğu hatırı sayılır bir servet bırakmıştı.

MİRAS BIRAKMIŞTI, HEM DE HER ANLAMDA…

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı, İstanbul’a geldiği 1960’lı yıllarda küçük bir pastane ve tatlıcı dükkanıyla başladığı iş hayatındaki başarılarını, 2006 yılında Forbes’in dünyanın en zengin işadamları listesine 27. sıradan girerek perçinlemişti.

Nereden nereye?

Bu gerçekten büyük bir başarıydı ve merhum işadamı bütün bunları ileri görüşlülüğüyle birlikte yaptığı önemli sanayi, ticari ve gayrimenkul yatırımlarıyla birlikte, hem de tek başına başarmıştı.

Bunun içinde İstanbul’un en değerli binaları, arazileri, ülkenin ve dünyanın farklı şehirlerindeki çok sayıda gayrimenkul ve değerleri milyon dolarlar ettiği söylenen içinde yüzlerce tablo ve objenin de yer aldığı çok zengin bir sanat eserleri koleksiyonu da var.

Ancak gelin görün ki, Mehmet Salih Tatlıcı’nın adeta dişiyle, tırnağıyla kazıyarak inşa ettiği bu başarı öyküsüyle birlikte gelen serveti ve geride bıraktığı mirası evlatları tarafından bir türlü paylaşılamıyor.

Kimine göre 4 milyar dolar eden bu miras, merhum işadamının ilk evliliğini yaptığı Bedriye Hanım’dan dünyaya gelen üç evlat, Ali-Ahmet ve Mehmet kardeşlerle (rahmetli olan Ali Tatlıcı’nın çocukları Salih Ziya ve Bedriye Kamer de dahil olmak üzere), ikinci evliliğini yaptığı Nurten Hanım ve bu evlilikten dünyaya gelen en küçük oğlu Uğur Tatlıcı arasında açılan davalar ve yapılan suç duyurusunun toz-dumanı arasında, maalesef medyaya yansıyan spekülatif haberlerin de malzemesi oldu bir anda.

MEHMET SALİH TATLICI, BÜTÜN BUNLARI HAK ETMEMİŞTİ…

Geride bıraktığı eserlerin ve mirasının bir anlaşma zemini bile aranmadan, hem de kendi evlatları eliyle bu şekilde medya malzemesi olmasını asla istemezdi merhum işadamı…

Ama bütün bunları bir de kendi kanından, kendi canından gelen evlatlarına anlatmak, anlatabilmek lazım.

Babaları onların en iyi eğitimleri almasını sağladı, onları sadece bu ülkenin değil dünyanın en iyi okullarında okuttu. Bu evlatların hiçbiri en ufak bir çaba bile harcamadan, sadece babalarının kendilerine bıraktıkları sayesinde lüks içinde bir hayat sürdüler bugüne kadar.

Acaba aralarından biri çıkıp da, “kardeşim biz ne yapıyoruz, rahmetli babamız bize bütün bunları bıraktı, kafa kafaya verip bir uzlaşma zemini yaratalım da bu mirası kavgasız gürültüsüz kendi aramızda paylaşalım” demedi…

YAPTIKLARIYLA BAŞTA MEHMET TATLICI VE UĞUR TATLICI MEDYAYA MALZEME OLUYORLAR

Yine aralarından biri çıkıp da, “bak biraz akıllı olalım, bu kadar büyük bir miras, 4 milyarlık bir servet, içindeki Tat Towers gibi çok önemli gayrı menkullerle birlikte medyanın ilgisini çekiyor ve attığımız her adım medya tarafından izleniyor, babamız bütün bunları görmek istemezdi, en azından onun anısına saygısızlık etmeyelim” demediler.

Bu hayırlı evlatlar, maalesef merhum babalarının bu dünyadan göçmesiyle birlikte, miras paylaşımının getirdiği anlaşmazlıklardan yola çıkarak birbirleriyle uğraşmaya devam ediyorlar.

Biz de Tatlıcı Gerçekleri olarak, bu hayırlı evlatların rahmetli işadamının büyük bir emek, sabır ve azimle inşa ettiği bu saygın mirası, onun adına yakışır bir şekilde paylaşmalarını ve aralarındaki anlaşmazlıkları artık kendi aralarında konuşarak çözmelerini bekliyoruz.

Aksi taktirde, her geçen gün medyaya malzeme olacaklar ve kamuoyu onları, “bu ülkede ve dünyada yiyecek ekmek bulamayan milyonlarca insan varken, siz hiçbir çaba harcamadan üzerine konduğunuz bu mirası bir türlü paylaşamıyorsunuz, yazıklar olsun hepinize” diye anmaya devam edecek…

Bizden söylemesi…

Ama bunun böyle olacağını adımız gibi biliyoruz ve bu hayırlı evlatların aralarındaki miras anlaşmazlıklarını, medyaya malzeme sağlama boyutuna getirdikleri her adımlarını da okurlarımız ve kamuoyunu aydınlatmak adına gözler önüne sereceğimizi burada kararlılıkla ifade ediyoruz.

Ve onlara buradan sesleniyoruz: Rahmetli babanız bunları hak etmemişti, yazıktır…

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top