Son Arzuları Yerine Getirilecek

vasiyetname_gecerli_h295.jpg

Rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın ilk eşi Bedriye Tatlıcı’dan olma oğlu Ahmet Tatlıcı’nın ve torunu Ziya Tatlıcı’nın Uğur ve Nurten Tatlıcı aleyhine açtığı Vasiyetnamenin İptali davası 26 Mart 2013 günü reddedildi.

 

İşadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın 2009 yılında hayatını kaybetmesinin ardından mirasçıları arasında yaşanan miras mücadelesinde mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme, Mehmet Salih Tatlıcı’nın 1994 yılında hazırladığı vasiyetnamesinin iptali talebininin reddi yönünde karar verdi. Merhum işadamı, vasiyetnamesinde mirasının tasarruf nisabını ikinci eşi Nurten Tatlıcı ve ondan olan oğlu Uğur Tatlıcı’ya bırakarak, kendisini ölümle tehdit ettikleri için ilk evliliğinden olan oğulları Ahmet ve Ali’yi mirasından ıskat (mahrum) etmişti. Ahmet Tatlıcı ve Ziya Tatlıcı ise, babasının bu vasiyetnameyi ikinci eşi Nurten Tatlıcı’nın baskısı altında hazırladığını iddia ederek, iptali istemiyle dava açmıştı. Ahmet Tatlıcı’nın açtığı bu davada, mahkeme 26 Mart 2013 tarihli duruşmada davayı tümüyle reddetti.

İşyeri ve evini basıp hakaret etmişlerdi
Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Uğur Tatlıcı: “Bu karar bizim için malumun ilanı niteliğindedir. Babamın vasiyetnamesi, mevzuatta bir vasiyetnamenin geçerliliği için aradığı tüm şartlara harfiyen riayet edilerek hazırlanan bir vasiyetnamedir. Babam bu vasiyetnameyi çok haklı nedenlerle düzenlemiştir. 1988 yılının Eylül ayında bir gün, Ali ve Ahmet babamın işyerini ve evini basmış, anneme ve babama hakaretler savurup ölümle tehdit etmiş, bununla yetinmemiş ve annemin boğazına yapışarak onu boğmaya kalkışmışlardır.“dedi.
Bütün mesele mal mülk elden gidiyor endişesiydi
Ali ve Ahmet Tatlıcı’nın bu tavırlarının mal mülk kaygısından kaynaklandığını dile getiren Uğur Tatlıcı: “Bütün mesele, babaannemin zoruyla babamın “abla” diye hitap ettiği kuzeni ile evlendirilmiş olması ve içindeki duygusal boşluktan dolayı babamın anneme duyduğu aşktır. Bu nedenle, rahmetli babam hiçbir zaman sevemediği eşinden boşanmaya karar vermiştir. Her ne kadar görünen sebep bu olsa da, bu hırçınlıklarının arkasındaki esas neden mal ve mülkün elden gidiyor olduğunu düşünmeleriydi. Aslında bizzat vasiyetname metni rahmetli babamın adil olmak adına ne kadar hassas olduğunu ortaya koyuyor. Zira babam kimsenin hakkını ihlal edecek birisi değildi. İlk eşinden olan oğulları babamın anneme duyduğu sevgi ve saygıya hürmet etselerdi ve benim dünyaya gelişimi kardeşlerinin dünyaya gelişi olarak kabul etselerdi bunların hiçbiri yaşanmayacaktı. Babam yaptığı vasiyetnamede sadece ve sadece kendisini ve annemi ölümle tehdit eden ve hakaret eden Ahmet ve Ali’yi cezalandırmış ama onların çocuklarının, yani torunlarının mirastan pay almasına hiçbir şekilde engel olmamıştır. Biz de sadece ve sadece babamızın kurduğu bu hakça ve adil paylaşıma hürmet edilmesini istiyoruz. Ama gerek Ahmet gerek Mehmet gerekse rahmetli Ali’nin çocukları beni ve annemi ne yazık ki tüm mirası alıp babamın ilk eşinden olan çocuklarına hiçbir şey verilmemesini isteyen kişiler gibi kamuoyuna takdim etmek istiyorlar.” dedi.
Vasiyetnamenin iptalini gerektirecek hiçbir haklı neden bulunamadı
Ahmet Tatlıcı’nın ve Ziya Tatlıcı’nın açtığı Vasiyetnamenin İptali davasının mahkeme tarafından reddedildiğini bildiren Uğur Tatlıcı: “Dava 26 Mart 2013 tarihli duruşmada reddedildi. Böylelikle mahkemece, Ahmet ve Ali Tatlıcı’nın babama hakaret edip onu ölümle tehdit ettikleri için mirastan ıskat edilmelerinin hukuka uygun olduğu kabul edilmiş oldu. Bu tabi ki altsoylarının mirastan pay alamayacak olmaları anlamına gelmiyor. Payları ile ilgili değişen hiçbir durum yok. Sadece Ahmet ve rahmetli Ali yerine mirastaki saklı payı Ahmet’in çocukları Talha, Taha ve Tuğba alabilecekler. Babam da zaten bu şekilde öngörmüştü. Vasiyetnamesinde Ali ve Ahmet’in ıskat edilmesini, fakat onlara düşen saklı paydan çocuklarının, yani torunlarının faydalanmasını istemişti. Bu bizim için önemli bir karardı çünkü babama karşı yaptıkları bu affedilmesi mümkün olmayan yanlıştan sonra, rahmetli babamın son arzularına riayet edilmemesi babamın ruhunu azap içinde bırakacak ve bu da bizi çok yaralayacaktı.” dedi.

Vasiyetname düzenlemek hukuken anlamsız olurdu
Vasiyetnamenin geçersiz olmasının hukuken mümkün olmadığını belirten Uğur Tatlıcı: “Kaldı ki, eğer bunun gibi tüm hukuki şartlara uyularak hazırlanan bir vasiyetname iptal edilecek olsaydı, insanın mirasını nasıl paylaştıracağına dair bir vasiyetname düzenlemesi de hukuken anlamsız bir hale gelmiş olacaktı. Zira, Kanun Koyucu Türk Vatandaşlarına bir vasiyetname ile, kanuni ölçüleri dikkate alarak, miraslarını diledikleri gibi tasarruf etme hakkını vermiştir. Babam da bu kanuni hakkını kullanmıştır. Hangi baba gece yarısı evini basıp kendisine ve sevdiği kadına hakaretler ve küfürler yağdıran ve onları ölümle tehdit eden bir evlada karşı kayıtsız kalırdı?” dedi.
Haber Kaynağı: Tatlıcı Gerçekleri
Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top