Ver Gözdağını, Kap Parayı

ver_gozdagini_kap_parayi_h356.png

Rahmetli işadamı Mehmet Salih Tatlıcı’nın teyzesinin kızıyla yaptığı ilk evliliğinden olma oğlu MEHMET TATLICI, babasının kendisine milyonlarca dolarlık bir miras bırakmış olmasına karşın, bunlardan daha fazlasını elde etme adına merhum babasının vasiyetnamesinin iptali ve miras tespiti için davalar açmıştı.

 

Ama aynı hayırlı (!) evlat Mehmet Tatlıcı, bir yandan da babasından kendisine miras bile bırakılmamış gayrimenkuller üzerinden, “acaba bir şeyler koparabilir miyim? kurnazlığıyla bazı arayışlara girmişti.

Bu ilginç haber öyküsü, Mehmet Tatlıcı’nın tipik oyunlarına ibretlik bir örnek olarak kamuoyunun bilgisine sunulmuştur…

Medyatik bir portre: Kamuoyunun malumu MEHMET TATLICI…
Mehmet Tatlıcı, hakkında medyada çıkan haberler yüzünden artık kamuoyunun malumu olmuş bir şahıstır.

Medyada önceleri adı, merhum babasının kendisine bıraktığı mirası (milyonlarca dolar olduğu söylenmektedir) beğenmeyerek daha fazlasını elde etmek için yaptıkları ve açtığı miras davalarıyla geçiyordu Mehmet Tatlıcı’nın.

Silahlı baskın, darp, tehdit, iftira, eşini gizli mikrofonla dinletme ve bikinili fotoğraflar…
Ama daha sonra Mehmet Tatlıcı, hakkındaki iddialarla, hiç de hoş olmayan başka haberlerin kahramanı olarak medyada yer almaya başladı…

Mehmet Tatlıcı, son aylarda medyadaki haberlerde;

1)    geçmişte aralarında iş ilişkisi olan bir Fransız mimarın ofisini silahlı adamlarıyla basıp onu darp ve tehdit eden,
2)    attığı onlarca iftiradan hakkında 16 yıl hapis istemiyle dava açılan,
3)    iki çocuğunun annesinin evine gizli mikrofon yerleştirerek dinleten,
4)    ve sonra da boşanma davası açarak mahkemeye 25 yıllık karısının bikinili fotoğraflarını sunan bir kişi olarak konu edilmektedir.

Gözdağı ver, parayı kap. Var mı böyle yağma?
Bu şekilde artık kamuoyunun malumu olan Mehmet Tatlıcı’nın, rahmetli babasının kendisinebırakmamış olduğu gayrimenkuller üzerinden oynadığı başka oyunlar da haber medyasında açıklanmıştı.

Tatlıcı Gerçekleri okurları da Mehmet Tatlıcı’nın bu oyunlarını zaten yakından takip etmekteydi… (Bkz. Baba Parası… Baba Sevgisi...)

Bu haberlere göre, Mehmet Tatlıcı yine bir kurnazlık yapıyordu ve rahmetli babasından kalan, ama aslında kendisine bırakılmayan gayrimenkullerdeki kiracılara mektuplar yollayarak, kiracılardan kendisine kira ödemesi yapmalarını istiyordu…

Üstelik hukuka ve kanunlara aykırı olarak yapıyordu bu “şark kurnazlığını” Dr. Mehmet Tatlıcı…

Diyordu ki, “babam Mehmet Salih Tatlıcı vefat etti, allah rahmet eylesin, bundan sonra bana kira bedelinin 6/32’sini ödeyeceksiniz. Eğer ödemezseniz bana tekrar ödemek zorunda kalırsınız”

Peki nedir bu 6/32? 
Mehmet Tatlıcı’nın babasının mirasından almayı planladığı miras payı…

Hemen hatırlatalım:

Esasen Mehmet Tatlıcı’nın miras (saklı) payı da kanunen 6/32 değil 3/32 idi. Ancak tüm kamuoyunun da artık malumu olduğu gibi, kanunlar bile Mehmet Tatlıcı’nın sahip olduğu hakkın iki misli oranında taleplerde bulunmasına engel olamıyordu. Belli mi olur, tutar mı tutar!

Bkz. Mehmet Tatlıcı‘nın ‘Yanlış Hesabı‘ Yargıtay’dan Döndü haberi.

Esas meseleye dönecek olursak, kısacası Mehmet Tatlıcı demek istiyordu ki;

Ey kiracılar, kiranızın 6/32lik kısmını bundan sonra bana ödeyeceksiniz; aksi takdirde ileride bana mükerrer kira bedeli ödemek zorunda kalırsınız, ona göre…

Peki, Mehmet Tatlıcı’nın aslında kendisine bırakılmamış olan gayrimenkullerden kira parası talep etme hakkı var mı?

Kanunlara ve hukuk sistemimize göre tabi ki yok…

Kanun ne diyor?
Medeni kanunumuzun 701. Maddesi özetle, Tereke (miras) bölüşülünceye kadar bütün mirasçıların ELBİRLİĞİ İLE sahip olduğu mal varlığı olarak kalır demektedir.

Bunun tercümesi nedir?
Bir mirasçının terekedeki (mirasçılara kalan mal varlığı) kiraya verilmiş bir gayrimenkulün kira parasının kendisine miras payı oranında ödenmesini istemesi hukuken mümkün değildir…

Zira mirasçılar, tereke bölüştürülünceye kadar terekedeki menkul ve gayrimenkul malvarlığı değerleri ile hak ve alacaklar üzerinde elbirliği ile hak sahibidirler.

Dolayısıyla, hiçbir mirasçı kendi arzusuna göre bu gayrimenkul üzerinde benim de şu kadar hissem var, bundan sonra kirayı bana da hissem oranında ödeyeceksin diyemez; çünkü bu mallar üzerinde diğer mirasçıların da hakkı vardır ve miras da henüz paylaştırılmamıştır…

Peki, Mehmet Tatlıcı kanunen hakkı olmadığı halde neden kiracılardan kendisine para ödemelerini istiyor?

Mehmet Tatlıcı değil mi bu? İster… ister…

Belli mi olur, belki oltaya gelen olur!

Mülkiyeti merhum BABASINA AİT OLMAYAN YERLERDEN bile kira istedi
Ama Mehmet Tatlıcı’nın büyük bir pişkinlikle sürdürdüğü “ya tutarsa” kurnazlığı burada da bitmiyor…

Babam vefat etti, bundan sonra kiranızı öderken bana 6/32lik kısmını ödeyeceksiniz” dediği gayrimenkullerden biri de Pilma Pil Fabrikası’na ait depo binaları…

Ayranın suyunun suyu

Pilma Pil fabrikasında rahmetli Mehmet Salih Tatlıcı’nın hissesi: 0,0002… Evet, yanlış görmediniz,SIFIR virgül SIFIR SIFIR SIFIR iki!

Her halukarda, Pilma Pil Fabrikası’ndan Mehmet Tatlıcı’nın herhangi bir şey talep etme hakkı zaten yok…

Yani Mehmet Tatlıcı, kendisine ait olmayan, merhum babasının da SIFIR virgül SIFIR SIFIR SIFIRiki oranında hissesine sahip olduğu bir şirketin mülkiyetinde bulunan bir depodaki kiracıdan“babam vefat etti, artık kira bedelinin %18,75’ini bana ödeyeceksiniz” diyor.

Mehmet Tatlıcı değil mi bu? İster… ister…

İsteyenin bir yüzü kara…

Bu ülkedeki hiçbir kanun maddesi ile bağdaşmayan, tamamen kendi uydurduğu bir gerekçeyle bunu yapmaya çalışıyor Mehmet Tatlıcı…

Çal göle mayayı hocam, bakarsın tutar mı tutar…
Ne yaman bir çelişki… Ama, aynı zamanda nasıl bir şark kurnazlığı, değil mi?

Mehmet Tatlıcı’nın bütün bu ibretlik oyunlarının kanıtları ilişikteki belgelerde okurlarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

Bu ibretlik belgelerde yazılanlara göre, Mehmet Tatlıcı babasının kendisine bırakmadığı gayrimenkullerdeki kiracılara avukatları aracılığıyla mektuplar gönderiyor.

Mektupların tarihleri de 1 Nisan 2009. Rahmetli babası Mehmet Salih Tatlıcı 22 Şubat 2009’da vefat etmişti. Yani, babasının vefatının 40. gün mevlit duaları bile okunmamış daha…

Merhum babasının kırkı bile çıkmadan daha neler yaptı
Bu hayırlı evlat, daha babası hastanede yaşam savaşı verirken merhumun vefatından haftalar önce avukatlarına çoktan miras davaları açmaları için vekalet vermişti…

Yine bu hayırlı evlat babasının vefatının üzerinden henüz birkaç saat geçmişti ki, sabaha karşı bankalara çektirdiği, önceden hazırlanmış metin üzerinde ölüm tarihi elle doldurulmuş bir faks mesajıyla babasının vefat ettiğini bildiriyor ve merhumun tüm hesaplarının bloke edilmesini ve bakiyelerinin dökümünü istiyordu…

Daha merhum babası morgdayken, cenaze namazı kılınıp, son duaları okunmadan yapıyordu bütün bunları Mehmet Tatlıcı…

Bu hayırlı evlat, babasının toprağa verilmesinin hemen ardından da bu sefer mahkemelere koşup, kendisine bugün sahip olduğu her şeyi veren (milyonlarca dolar olduğu söylenmektedir) merhum babasının vasiyetnamesinin iptali ve miras tespiti için davalar açıyordu…

Ne için? 

Hakkı olmadığı halde mirastan daha ÇOK, daha ÇOK, daha ÇOK pay almak için…
Hem de daha merhum babasının toprağı kurumadan, 40. gün mevlit duaları bile edilmeden… (Bkz.“Vefat Günü Sabaha Karşı 04:29’da Bankaya Gönderilen Faks” haberi)

Bu kadarına da ne denir bilemiyoruz, bunun takdirini kamuoyunun ve okurlarımızın yorumuna bırakıyoruz…

Gerçekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top